VEFA YOLU
Bizi ne sanırlar ey vefa yolu?
Sensiz yürünür mü bu çile yolu?
Gönlüm düşse bir taşlı menzile,
Vefaya çıkar her aşkın yolu.
Vefa dedikleri, kuru bir hatırlayış değil,
Hiç unutmamak üzere, ruhuna kazımaktır.
Zamanın elinde her şey eskir de gider,
Vefa; o silinmeyen izde, diz çökmüş bir sürur.
O sürur ki; bir ilim kalesi yükseltir sükûtunda,
Bir bilgenin nefesi saklıdır her harfin kanadında.
Satırlardan sadırlara köprü kuran o sessiz hikmet,
Bize dünden bugüne kalan en mukaddes emanet.
Unutanın kalbi, kurumuş bir toprak gibidir,
Vefa; o toprağa can veren berrak bir nehir.
Dert ortağı olup, yanımızda her dem kalanın,
Adı gönül defterinde, altın harflerle gelir.
Bir Güneş misali, cihad ruhuyla her daim diri,
Gölgesinde yeşertir o en mukaddes, en kutlu eseri.
Gaye-i hayalidir yaşatmak her bir sünneti,
Sünnet-i Seniyye ile kuşatır dertli ümmeti.
Yolun sırrını esen yele sorayım,
Derdini bir de sana anlatayım.
Zamanın ashabı olma derdiyle,
Sırrı ehlinden bulup murada varayım.
Vardığım o eşik; nurlu bir fabrikadır,
Seçilmiş bir nazardan süzülen harikadır.
Zamanın ashabına bir Suffe kucağıdır,
Dertli gönül hastasının şifa ocağıdır.
Burada can bulur ruh, işlenir her bir yara,
Sürülür merhem gibi, kalpteki her efkâra.
Asrın sahabeleri bu mayayla dirilir,
Nefis feda edilir, aşk yoluna girilir.
O emanet ki sır olur, söze gelmez,
Eren meclisinde bu ateş sönmez.
Nice başlar eğildi bu kapı önünde,
Bu eşiğin kıymeti dünyayla ölçülmez.
O kapıdan bir gül kokusu sindi ruhumuza,
Silinmez bir iz oldu gönül ufkumuza.
Aydınlığı süzülürken asırlardan bugüne,
Canımız feda olsun bu kutlu yolumuza.
Yorulup düşeni tutup kaldıran dosttur,
Soğuk sahralarda yönü bulduran dosttur.
Yolun sarp yerinde bir omuz veren el,
Vefanın mülkünde bizi güldüren dosttur.
O yolda bir el değdi gönle, yolu yolumuz oldu.
Karanlık köprülerde bir ışık oldu.
Yorulan o ellerin hakkı kalbe mühürdür,
Vefa ile anmak bize en mukaddes borç oldu.
Hakkı ödenmez, bizi bizden alanın,
Dert ortağı olup, yanımızda kalanın.
Dünya malı fani, geçip gider her bir şey,
Tadı baki kalır, hatırda hoş kalanın.
Cefa çekmeden bilinmezmiş vefa,
Vefasız gönül iki alemde bulmaz safa.
Sabırla yoğrulmayan aşkın adı çıkar yalana,
Sadakat dediğin, olur ruha en büyük şifa.
Vefa; dilsiz bir dua, sükûtla geçen bir ömürdür,
Emeği unutanın ruhu, rüzgârda savrulan küldür.
Aslına bağlılık, kula en güzel nişane,
İnsanı insan kılan, vefaya vurduğu mühürdür.
Diz çöktük bu yolda, deryadan katre aldık,
Emeğin gölgesinde yıldızdık, ay olduk.
Vefa neymiş vefanın kendisinden öğrendik,
Bu kutsal borç ile hem piştik hem yandık.
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 22:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiiri üstümüzde emeği çok çok olan bizi yetiştirenlere ithafen yazılmıştır. Onları hatırlamak için




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!