Televizyonda mülakat veriyor, yüz yüze,
Sunucu soruyor, almalımıydık sizce füze,
Cevap manidar, diyor kim saldıracak bize,
Hükumete değil, ülkeye muhalefetler..!
Önümüz kış, bulamazsın samanı sapı,
Sözde profesör, okumuş yalayıp yutmuş,
Altı yüzyıllık tarihimi anlatırken uyuşmuş,
Diline kanma, zaten imansız gavurmuş,
Cellalenmiş şen görünür, bu zevat,
Aslında şeytanın avukatıdır bu kavat..!
Kağıtlar ıslanmış, kalemler bitik,
Cümlelerde fail yok, fiiller yitik,
Ne yazar, ne söyler, okunmaz silik,
Alfabe sarhoş, harflerse başı boş..!
Bir şeyler karalar, yoktur meziyeti,
Uydurulan bidatleri dine sokmaya çalışırlar,
Peygamber ile hadis ile durmadan uğraşırlar,
İslamın altını oymak için, birbirleriyle yarışırlar,
Bunlar münafıktır, kanma Ehli Sünnet kardeşim..!
Kimi kader yok der, kimi miraca sanal der,
Ve.....İnsanlığı içinde öldürenler, daha fazla taşıyamadılar insanlık maskesini....!
Ağzı süt kokan bebelerin, dişlerinin çıkmasına bile müsaade etmedi, zamane firavunları........ Korktular, o bebe büyür de bu zulme dişlerini sıkar diye...!
...........Ölüm yağdırdılar Kudüs gecelerine...!!!!
Beşiğinde yatması gereken çocukları, soğuk morglarda uyuttular...!
Gençleri zincirlediler siyonist hücrelere...!!!!
Hitler'in fırının ateşi, daha tenlerinde soğumadan, kan kustular Filistin'e.......
Hayvandan insana, hemen bulaşır,
On günde dünyayı, dip baş dolaşır,
Hep mi? Garibanla, fakirle uğraşır,
Bu nasıl virüs, mutasyondur arkadaş..!
Zenginin yanına, neden sokulmaz,
Vay arkadaş; ne garip zamana rastladık,
İnsan insanlıktan çıkmış, iki ayaklı yaratık..!
Duygularda akıl yok, vicdanlar felç geçirmiş,
Nefret üste tepinirken, "sevgi" alta ezilmiş..!
Üç tel saçla kalırmiydum,
Döndüm Cin İsmail'in tavuğuna,
Gündüz görsem alırmiydum,
Gösterdiler gece karanluğuna..!
Çenesi ebbedi kapanmaz,
Müfredatı ölmüş, çürümüş fikirler,
Talebelerin ufkunu değil, başını açtı,
Çiğnedi İslam'ı, küçücük aciz filler,
Kinini muasır diye, millete saçtı..!
Mekteplerin yetiştirdiği merkepler,
Köyler boşaldı, şehirler doldu taştı,
Taşralı penguen de, nedamete bulaştı,
Oysa tabiatı gereği, oldukça da yavaştı,
Çok-un içinde ki az, az’lıkta ki yok oluş!
Şehrin çeşmelerinden, ahlaksızlık akarken,




-
Acun Mugalata
Tüm Yorumlarher şiirinizi beğenerek ve merakım törpülenerek okudum tebrik ederim yüreğinize sağlık.