Hepsi hikâye; vesair vesair,
Hepsi şuara; ne şair ne şair,
Çok becerikli; ne mahir ne mahir.
Hepsi yemyeşil; ne çamlı ne çamlı,
Hepsi pahalı; ne zamlı ne zamlı,
Rahmet deryasında günahım aysberg olsa da,
Hayattaki çileler gelip beni bulsa da,
Yeşermeden gülşende al güllerim solsa da,
Bütün kâinat bana karşı kinle dolsa da,
Ben inançlıyım, ümit-yeis arası yaşarım.
Selam olsun o yâre
Bulunmaz derde çare,
Elim göğsümde kaldı,
Oldum gülüm biçare,
Geziyorum avare,
Beni bence anlayan yürek çırpınışında,
Dostun dosta bakışı baharında kışında,
Karanfil kokan sabah umudun gözyaşında,
Sadakat derinliği dostluğun en başında,
Dostun dosta bakışı yürek çırpınışında,
“Fevzi Halıcı Beyefendi’ye en kalbi muhabbetlerimle”
Kuş nidaları etrafımı sarar.
Uyanır tüm canlılar nasip arar.
İnşallah Rabbim duam sana varar.
Kalbim özleminden kül oldu gitti.
Seni bekleyerek el oldu gitti.
Gözümün yaşları sel oldu gitti.
Gelmedin ay güzel, gelmedin neden?
Ne can koydun bende ne de bir beden.
Kararınca ufuklar akar gözümden yaşlar.
Gurbet içimde büyür katmerlisinden başlar.
Gözümde ipek olur sıladaki sert taşlar.
Gurbet içimde büyür yakar kavurur haşlar.
Gurbetin ikliminde hasret içimi yakar.
Kar yağar kar üstüne
Yine bana küstün he
Akıllı ol güzelim,
Rezil etme ele güne,
Kar yağar lapa lapa,
Yan gelip kumsala yatmak,
Tüm dertleri bir kenara atmak,
Neşe üstüne neşe katmak,
Anlatılmaz yaşanır Foça’da
Ne hoş olur güneşin batışı,
Nefesin nefesime karışmalı
Rüzgârla değil bulutlarla yarışmalı
El ele tutuşup Everest’e çıkmalı
Tepesinden tüm dünyaya bakmalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!