Öyle aşk doluydu ki
Nice eşkiyayı aziz bildi,
Nice çirkinleri güzel gördü..
Aşkın simyası işte, kime neye uğrasa
Hep güzele dönüştürür..
Bir de güzelin kendi zatını görse
Bu gün kendime sarıldım,
Aaa ! Sanki sana sarıldım.
Bana belli etmeden,
Bana mı geldin ?
Bende miydin ?
Köprünün altından değil, üstünden bile çok sular geçti.
Sana dair hiç bir hayalin sahibi değilim artık.
İstesem de kuramam, bu gün o gün değil.
Sakın bu yazıları Züleyha ile Yusuf'un
Hikayesi ile eşleştirme.
Yok öyle bir şey...
Sen ol,ben olayım,
Sonra ben olayım,
Birde sen
Sonra...
Sonrası bu işte
Şu an, tam da şu an olduğu gibi
Açık büfenin,en güzel yemeği Aşk,
Şefin tavsiyesi...
Onu yedin mi...
Başka bir şey ağzına sürmezsin dedi,
Bunca yemeğin içine gizledim
Bulana kadar, tatsız tutsuz
Yok, bir sorun yok, duruyorum öylece.
Durmak ne zamandan beri sorun oldu?
Hep mi koşmak lazım, zihinsel ya da bedensel?
Durmaktan korkuyorsunuz çünkü ölümü hatırlatıyor.
Durmak da anlamlı bir eylem değil mi?
“Durmak” ve “eylem” kelimelerini aynı cümlede kullandığımı ilk kez mi görüyorsunuz?
Sadece sarıl bana,
Öksüzün anasını bulması gibi,
Gurbettekinin sılaya dönmesi gibi,
Bırak yargıyı,sorguyu,
Sadace sarıl bana...
Nerede olursan ol,
Altına yattığım
Rüzgarla gelip giden
Tül perdeye taktım aklımı.
Tül perde gelip gidiyor,
Aklım gelip gidiyor...
Yu ka rııı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!