Yazmaya doyum olmaz, amma,
Akmakta her kula nasip olmaz.
Akalım nasibimizce,
Akacak olan dur dinlemez.
Susmuyorum,
Sözlerimi dinlendiriyorum ,bakışlarımı astığım
Gök mavisinde, fesleğen yeşilinde...
Söz'lerin de, bilekleri yorulur,
Dizlerinin dermanı kalmaz bazen.
Sessizlik,derin ve koyu
Havada ağır yanık kokusu
Gözlerim kapalı görüyorum
Simyacı iş başında,
çığlıklar duyuyorum
Canı tenden ayırıyor
Sana varayım,
Senle olayım,
Senle dolayım,
Sen olayım...
Çıkmaz sokak, aslında çıkar,
Yol oraya kadar,
Yol oraya çıkacak.
Çıkması gereken yer,
Tam da orası.
Uzun lakin zamanın nasıl geçtiğini bilemediğim yollar yürüdüm.
Zordu, içsel bilgeliğimin rehberliğinde yol aldım.
Uzun lafın kısası sen yorulma diye uzun kısa her cümlem.
Tesadüf yok, boşuna değil karşılaşmalar,buluşmalar.
Gidilmiş bir yol,
İçilmiş bir bardak su,
Gerçekleşmiş bir hayal,
Uyunmuş bir uyku,
İzlenmiş bir film,
Son bulmuş bir ömür,
Alma-verme dengesi...
Eskiler buna ne kadar ekmek
O,kadar köfte derlerdi...
Aşık,olan AŞK dolmuştur,
Alıp verecek ikilikten men olmuştur
O ne almayı bilir ne vermeyi
Korkaklığın itirafıdır,
Bizden cesaretli birini aramak.
Acizliğin itirafıdır,
Gözlerimin bebeleri
Yağmur sonrası yaprak uçlarında
Takılı kalmış damlalar gibi
Tir tir titremekte baktığı ihtimallerde
Süzülüp akacak,yok olacak yokluğunda
Zar zor duruyor,gelirde bulamazsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!