Bize gürültülü laflar gerekmez artık.
Biz, susmanın da bir haysiyeti olduğunu
o soğuk avlularda, harcı kurumuş duvarlardan öğrendik.
Kimse bilmez
ceketimizin astarında kaç kırık cümle taşıdığımızı.
Bir adımız vardı bizim;
cebimizdeki paslı anahtarlarla birlikte
yağmurun yıkadığı dilsiz asfaltlara bıraktık.
Ama yine de kaldır başını;
Şarkışla ayazında bükülmeyen o omurga hatrına,
geceyi bölen o derin denizlerin anısına...
Ne bastığımız helal toprak utandı bizden,
ne de alnımıza değen o pürüzsüz rüzgâr.
Şimdi varsın bütün kilitler üstümüze kapansın;
zaman çekilir aradan,
ve geriye sadece
o fırtınada bile eğilmeyen mağrur bir gölge kalır.
Kayıt Tarihi : 5.10.2026 19:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)