Söyle eyy sevgili, söyle …
Hangi mezarlıkta unuttun beni?
Hangi soğuk taşın altına bıraktın yüreğimi?
Hangi rüzgâr savurdu bana ait hatıraları?
Hangi zaman sildi gözlerindeki yerimi?
Hadi söyle… Söyle şimdi...
Hangi mahşer soracak bunun hesabını?
Hangi sabır susturacak içimde kopan bu feryadı?
Şimdi hangi dua affettirecek seni bana
Hangi sevap örtecek yüreğimde açtığın bu derin yarayı?
Oysa ben, ben seni ne bu koca dünyaya sığdırabilmiştim,
ne de şu küçücük yüreğime...
Ben bir ömrü sana emanet etmiştim,
sen ise, bir ömür taşıyacağım sensizliği bıraktın yüreğime..
Şimdi omuzlarımda bir cenaze var…
Ama toprağa verilecek bir beden değil bu..
Bir zamanlar benim olan bir sevdanın,
yarım kalmış hayallerin, söylenememiş sözlerin,
yaşanamamış bir ömrün cenazesi bu…
Şimdi ben, ben onu her gün omuzlarımda taşıyorum.
Hadi söyle şimdi ... Söyle bana sevgili
Toprağa verilen kim?
Ben mi gömdüm seni,
yoksa sen mi gömdün beni..
Hangi cenaze veda bu kadar ağır olabilir?
Hangi ayrılık bir insanın yüreğine böylesine derin bir mezar kazabilir?
Ben seni kaybetmedim aslında,
ben senden değil, sen benden gittin…
Giderken beni de benden alıp gittin...
Şimdi aynaya baktığımda gördüğüm yüz benim,
ama içimde yaşayan adam artık senin bıraktığın o adam değil.
Çünkü sen, sen giderken içimdeki ışığı da söndürdün gittin..
Ama bilmediğin bir şey var sevgili:
Sen giderken beni sensizliğe bırakmadın sadece;
Seni unutmanın mümkün olmadığı bir ömre mahkûm ettin..
Şimdi geleceğim ne bir mezarın var,
ne de başında ağlayabileceğim bir taşın…
Şimdi sen, sen benim yüreğime ölmeden gömülen bir ölüsün artık..... ölüsün...
18,05,2006
Erokrates Erol Güner
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 13:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!