işte gene geldi o an,
heryerde sararmış yapraklar savrulurken;
ürpertir beni bu mevsim..
incir çekirdeğini bile doldurmazdı derdimiz bizim
ama sinek pisligiydi sonuçta;
ve çok alıngandı midelerimiz...
dönüp sırtımızı onca yaşanmışlıklarımıza
yürüdük ters istikametlere,
Bütün sokakları,
Şehirler arası otobanlara çıkan bu şehirde,
Ugurlamanın ugursuzluğu yüreklerde,
Bazen kalemin ucuna düğümlenir mısralar,
Yazamam...
Ve boğazıma kelimeler,
hep yarısı derler ya uykuya! ...
o zaman;
her gece yarım kalan
o doyumsuz senli rüyamı
Neden gelirken kullandığın o kısa,
O ansız yolu seçmedin sanki giderken....
Ufukta adım adım küçülürken sen,
güneşin doğacağını biliyorum ya nasılsa tekrar,
ve ayın o yokken bana az da olsa yardım edeceğini,
kutup yıldızının hep kuzeyi gösterdiğini,
denizin açıga doğru güneye uzandığını biliyorum ya...
gerisi önemli değil okadar...
içimi acıtıyor seni düşünmek....
ay miskinleşiyor..
gitmiyor...
güneşte öyle
gelmiyor...
bir zamanlar binbir nazla bana verdiğin resmini;
şimdilerde ikiyüz elli liraya satıyor gazeteler! ...
altında hazin bir intihar hikayesi......




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!