Bilmem bu sevda hasretimin kaçıncı goncası
Gül dalı olmaya razı iken bitmedi bekleyişler
Bitmedi hasret hep bir yol arayışı özlemler
Bana bugün sabır bana yokluğunda her şey ağır
Yıkılırken tüm engeller dilim düğümlenir
Yüregimdeki sevda telini aşkla vurdu gözlerin
Hecelere sıgdıramadım bu aşkı yandı yüregim
Akşamlar seni yazar gökyüzüne gönül yıldızım
Öylece yakalandım teslim olmak Tek şansım
Arayarak bulamadım seni gel arındır beni
Hayat nedir bilmeyiz biz
Bize yaşamayı öğreten olmadı
Biz de hiç öğrenemedik zaten
Yaşamadık yani biz güzellik
Bir ölüm rüzgarına kapılmışız biz
Sonra can vere vere ölüm eskitmişiz
Kuyunun dibindeki taş gibi yalnız kalsakta
Zindanlarda hasrete vurulan bir pranga gibi
Bir ben kaldım sana vurulan
Bir ben kaldım aşkından uyumayan
Yitirdim gayri sensizliğimi aşkla buldum seni
Ben her yol ayrımında
Bir mezar kazdım
Her kazdığım mezara
bir geçmiş gömdüm
Biri vardı bana aşkı anımsatırdı
Sevdam ben gönlüme ihanet etmedim
Her kim ki kendi gönlüne ihanet eder
Onlar kendi gönüllerinde vurgun yer
Ben sana vurgunum sana vuruldum
Aşk iki gönlü bir ister...
Ey gönül harcını aşkla yoğuran
ey yiğit bilesin aşka bedel olsan
vazgeçmeyesin kutlu davandan
el çekip giden gitsin o sen dayan
Aşkla bağlan hakka bitmesin iman
Ölüm değil ki bu yara içinde olan
İnan ölüm olsaydı çoktan gitmiştim
Bu bir erimedir ah içinde
Işıksız bir kuyuda bir nefes gibi
Uzaklık şafaklara kalmış bizde
Yar sen benim gönül mabedimsin
kutsalım hakikatim cananım
hasretin ise benim gül bahçem
bu gülü soldurmam bilesin
Aşk seni ifade eder gül yaprağında
Gözlerin benden hesap sorar
nasıl yanmaz yüreğim
yokluğun kalbime inen ağır bir darbedir
nasıl yanmaz yüreğim
mülteci olmuş yüreğimde hasretin...
Nasıl yanmaz yüreğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!