yürüdüğümüz yolu bilmeliyiz
nereden nereye vede kimlerle
aslında şeytanımız yanımızda
bir melek diye yıllarca taşırız
günaha batan gecelerin sahibini
zaman denen durdurulmazın
Sen istanbulu düşünürken
bogazın mavi sularına dalıp
ben toza karışmış anadoluyu
tezek karışmış çiçek kokularında tattım
kimi tepesine istanbul adı verilmiş
dersinde bogaz manzarası şairin
yere düşmüş bir gül
üstünden geçerken
zaman durdu bir an
hangi umudun
sona erdiği
noktaydı
yıllar soruyor
yıllar sonra
neden sevdin ne için
aşk ateşinde yandın
yarılanmış bir şişenin
gölgesinde titreyen ışık
tek seven
aklım var benim bana ait
beni seven beni düşünen
başka neyim olabilir
ellerim ayaklarım gözlerim
ne kadar zordur yok u anlatmak
yoktur paran
yoktur sağlığın
yoktur sevdan
tüm bunların kör kuyusu
sadece zaman
Hadi acele edelim
zaman geçiyor
dogru bildiğimiz yalan
zamanın geçtiği falan yok
geçip giden insan
zamanı öldürmek
bugün yine gün batarken
o tepedeyim
oda yalnız tek başına
yürüyüp gidemeyen bir
zeytin ağacı
belkide bir çobandan
zimin gibi
ben ve çantam karar verdik
alıp başımızı gitmeye bir yere
yaşama sevincimizin yeşereceği
seni düşünmek
zamanımın durduğu anlar
yılların ardına saklanmış
yaşanmamış yıllara
neleri sığdırabilirdik
işte bu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!