Bugün sıradan bir gün
gece uykumu bölen fırtına olmasa
anlatacak hiç bir şey yok
haftananın başı okul ve iş
çocukların uykulu halleri çok hoş
yarı uykulu okul önünde kısa veda ile başladık
yere düşmüş bir gül
üstünden geçerken
zaman durdu bir an
hangi umudun
sona erdiği
noktaydı
Sen istanbulu düşünürken
bogazın mavi sularına dalıp
ben toza karışmış anadoluyu
tezek karışmış çiçek kokularında tattım
kimi tepesine istanbul adı verilmiş
dersinde bogaz manzarası şairin
yıllar sonra bile sesini duymak
tarifsiz mutluluklar sunuyor
akşamın karanlığında yıldızlar
şimdi bir farklı ışıldıyor
hayallerim sıra sıra önüme dizildi
inan tir tir ellerim titriyor
kim çalıyor baş ucunda
bilmem
hep hayal ettiğim
kemanı şimdi
bir buselik beste ile başlayıp
nihavent methiyeler di sırada
yıllar soruyor
yıllar sonra
neden sevdin ne için
aşk ateşinde yandın
yarılanmış bir şişenin
gölgesinde titreyen ışık
yine mi? diyordum bu sabah
yağmurla uyanacağız
saçaklardan süzülen damlalar
rüyalarımızdan süzüle süzüle
güneşe perde olacak inceden
hayata bağlandığımız gibi
artık yok çok şey
yoklar ki öylesine unutulmuş
mektuplar
göz yaşları ile ıslanmış
olanları bile yok
şimdilerde e posta
şarkılar seni söyler söylemesine
benim tanıdığım gibi huysuz ve güzel
sevda bu sana yanalı yandı ne yıllarım
aşk gibi yalan hayat gibi yalan kadın
çiçekler sende güzel ama ömrü kısa
an gibi zaman gibi gelip akıp giden
yollarım var yarına
hayallerimin peşimden zamana
hep yarın hep gelecek önümde
bir adım atsam sanki hepsi gerçek
uykularımı bile bölen bir heyecan
hep bir dakika sonrası sanki hayat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!