sana güneşin olmayı
vadetmiyorum
gündüzler gibi gecelerinde
olacak
sıcak sıcak sardığım gibi
buz gibi soğuk günlerinde
aşkın sarı zamanı
dökülen yaprak misali
söylesen bu yaştan sonra derler
aslında tam zamanı
gelecek derdi yok
aslında zamanda yok
zaman var ya
şu akıp gittiği söylenen
arkasında kalan
toplama çıkartma
yaptıktan sonra
sen ayrı
bu gün benim doğum günüm
kaçıncı olduğunu hatırlamak istemediğim
neler yaşadımki yaşadıklarımı kutlayım
hayat tartsın bakalım terazisinde
aldıklarını verdiklerini çıkarsın hesabı
kutlanacak yanı varsa kutlayalım
su birkez düştümü toprağa
can gibi sır olur kaybolur gider
aradığın zaman bir yok olmuşu
buhar olmuş bulutlara göz düşer
damla damla yaşların ardında düş
akar geçer bir yalanın hikayesi
gitti mi bir kere biliyorum dönmez
içten içten sinsice yakar hasret
yüzlerde nedense hep yalan mutluluklar
yüreklerde yanan içten içten ateş hasret
dayanamıyorun gelmek istiyorum yanınıza
şimdi zamanı mı
kayıpların peşinden koşmanın
zaten elde kalmış bir
iki yapmanın hesabını tutmanın
gel sen bugün
kendine bir iyilik yap ta ufka bak
salıncaktım gittim geldim
bir sarkaç gibi
bir zemberek ömür biçti
durdum şimdi
sarkaçlı bir saat gibi
yollarım vardı yürüdüğüm
ben
diye başlasam söze
kimsin diye soracaksın
anlatsam kendimi uzun uzun
yine de tanımayacaksın
senin gibi nefes alsam
Kalabalık bir panikle dağıldı
haykırışlar bağırmalar
salon boşaldı ve
bir ben bir şeytan kaldık
alev saçan gözlerini dikti gözlerime
kor alev bir sesle korkmadınmı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!