Sen yaralısın be bahar
Girdiğin bütün yağmur düşleri yol yol elveda
Sen yaralısın kuzum.. uzaktaki vadiler kadar bir de dalları kırık
Her haldesi goncalı gül
Susam tülleri her yakasına ay sessizliğini yolcu götüren kır çiçeğin
Ne kadar döner gelir diye umsan da annen sandığın bulutu
Demir tavinda güzellik caginda
Söyle öyleyse sevgili iklim temmuz temmuza agustos araf olmakta
Söyle sevgili söyle elimde nefesini tuttugum isligimdan keman
Söyle mola desin sesinde sussun yoa gelsin yolculugu eylensin yalelli yalellim
Almali gölde cevizli derede dutlu bagdayken zaman
Circir böcekleri konu komsum olup da bugün
Asvalt yollarda gamlı yürüyen şehrain
Şehrainde yürüyemeyip duvarlara çakılı kalan boğuk perdede
İnsan şehrinden kovuk in-sanal
Aaaaaah...!
Yakayı öyle kaptırmış kanca takımlı ellerine kısa gösterimin
Edat zarf bağlaç...
Yine
Yerine oturmuş sanılan bir hayatın
Yamaçları dik galerisinde
İstasyon arkası bir şehir
Yine elzem miktarı güz
Ufak tefek sarılar seçen salıncaklarda
Köprüye gelince haberet..
Yolu da bana bırak yükü bana kalsın aldırma
Çok gidip geldim nasıl olsa sıratlardan korkum filan yok
Buralara kadar doğup gelmişsem
Ölüm de var zulum desini bilerek
Dünkü halinden birkaç numara büyüse de
Heryer bangır bangır bangır bangır
Sorarsan harkes
Sormasan da herkes
Uzundalgalı radyokol, kısa devreli telesine
Sokak cadde
Düz ve yüksek yopuklu bayanlar beyler
Su mavisi
Sarı gün sıcağı
Gönül yangınlığı sımsıcak kanlı gül...
Arada siyah varmış gecesinin ne güzel işte
Hayat ki ölüm kalım arası bir içimlik sudur
Buhar olup gitmeden zaman
Kim diye sorarlarsa…
Türküz deriz…
Sunca insanik dünyasinda hmen hemen herkesle
Gezdigimiz gördügümüz döndügüm dolandigimiz hadsiz hudutsuz yurttan yurda
Her bir dagdan dereden doruktan düzden ilden diyardan
Vardir hemen hemen herkeste bir vakit bir hal binbir hatir
Kiran kirana korkunc ve kusursuz bir yalnizlasmanin yidip güttügü yabanci yoksul yitik carpik yikik harabe soyut sönük sersefillliklerle, tüm caresizlikleri örtünmüs donanmis yamali ulakliligin her türlü sosyal siyasal ve kültürel paramparcalanmisligina besleyip büyüten kaynak, kaliplastirilip kurgulanarak yasadikca yerlesik hale getirilen zorun gücün hayatta kalma cirpinislarini sahiplenmedigi cesetlesmis kayitsizligina umarsiz ilgisiz sorumsuz duyarsiz uzak soguk sig sakat kalan yapay kilikliligi kendine denk, ayar, esdeger, ve muhatap bilmesiyle insanda iflahi kesik ölümcül ölcütlerle vücut bulan felaketin ta kendisidir.
Yalnizliga mezarlastigiyla birlikte gömüldügü kimsenin kimseyi tanikliga tasiyamayan birbirinden ölesiye kacislarin olusturdugu depremsel bosluklari, her kosulda ve heran arayip sormamakla doldurup dümdüz eden yorgun yilgin batak viran bitik tükenmis cökmüs cürümüs ezik yarali kopuk üzgün cansiz ruhsuz bencil kof endiseli kuskulu kararsiz muglak belirsiz berbat bulanik bogulmus bunalmis gergin tetik ürkek korkak sinik kaypak caygin dayaniksiz kederli endiseli kaygili güvensiz sevgisiz ve nihayet mutsuz dedikce mutsuz….
Kimsenin hayati digerinden daha saglam saglikli huzurlu mutlu degerlilik seviyesinde yanibasindakine rehberlik veya klavuzluk edemeyecek derecede körkötürümlülügün esaret enkazi görünümünden baska anlam ve deger ifade etmedigi gibi, kiran kirana fitneye fesada kine kargasaya ayrismaya bölünmeye siddete kavgaya küfüre kahira lince kanete haddinden fazla hisse ve pay ayiran gündelikci yövmiyeciligin esir piyasa pazarini doyurup kandirmakla hayatini kurcalayip karmakarisik oyalanmaktadir insan.
Zaten son derece gayet dengi dengesinde esaretsiz globalsiz hormonsuz isgalsiz kusatmasiz dogal seyrin yürüyüp giden hayati bile nesillerarasi ulasim ve iletisim aksakliklari mutlaka kendini anlamli kilan yasam mücadelesi iceriginde üstesinden gelinmesi gereken emek gayret ve cabalari gerektirirken, bugün nesiller arasinda hicbir saglikli huzurlu duyarli dengeli deneyimli akla mantiga bilgiye sorumluluga ilgiye sevgiye saygiya adalete ahlaka kültüre ve vicdana yatkin en ufak katkisi ve paylasimi olmayan yapilmis uydurulmus YALNIZLASTIKCA YALNIZLASAN kimsesizlik nitelik ve vasfiyla evlere sokaklara caddelere dolup tasan ceset yiginina dönüsmüstür.
Dolayisiyla YASAM KAVGASI ziyadesiyle darlanip zorlanmaya (gecimsiz huzursuz mutsuz üzgün ezik sömürülmüs soyulmus soyutlasmis cökmüs bükülmüs devrilmis yikilmis enkaz kalibiyla) yüklenildikce siddet gerilim bunalim sogukluk sahtekarlik samimiyetsizlik hasetlik fesatlik bagnazlik yobazlik tiksinti igrentileri yüklenilen insan modeli, tasiyamadigi ve altinda ezilip mahvoldugu yikilmis cökmüslügünü üstesinden hic gelinemeyen boyutlarda ariza sakatlik sorunlar duvariyla örülüp örenleserek, aklin hissin sorumlulugun paylasimin sakinligin hosgörünün emegin fikrin mantigin bilginin cesaretin güvenin özgürlügün özgüvenin erisip yetismeyen yoksulluguyla hemen ilk firsatta özellikle tezgahlanmis Hayati Kusatma ve Insan Esir `PAZARLAMACILIGINI` bir türlü okuyup anlayamayarak, toplumun kücük ünitesi Aile breyleri olusan bütün sorunlarin sebebine birbirini en azgin ve sapkin saldirislarla suclayarak toplumun tümünü sarip kaplayan BÜYÜK KOPUS`un parcalanip bölünmesine labaratuarcilik etmektedir.
Dünyanin bütün saltanatini hükmünü sarayini servetini zulmünü dirayetini ve gücünü haydutluktan hainlikten haramdan kiyimdan katliamdan sürgünden kargasadan zulümden savastan ölümden alan soygunculari vurgunculari sömürücüleri despotlari tiranlari canileri sultalari ve toplam `Patrontanrilari` elde ettikleri büyük talani getirirler götürürler, ISVICRE gibi dosyasi sicili KACAKCI deposu karargahindan baska hicbir cagrisimda bulunmayan saglam kasalara dünyayi yigar yosar gömerler ya……
Dürbün ucunda tetik gözlere kaçak
Pis bakışlarından kurtulmak isterken yavru ceylanlar
Bağlar köşkünden koparılmış
Ham çağlalar neyse ondan betere
Ovalar indinde sefil, dağlar yutdunda sürgün
Dupduru haliyle kalmak için can çekişen suya döndü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!