Dedik ya...
Hava bir öyle bir böyle
Dediydik işte elektro motor
Manyak tetik, şimşek çakan
Ezici bul dozer..
Sallantılı ve sersemleştirilmiş denizleri şoklayarak
Kafamın içindeki müzikleri yönetiyorken kalbim
Çıkageldiğinden haber eyledi cahilini ansızına bahar
Ondan yana esince fikrimde belasına kaldığımın yadeleşen eğimi
Ağır bastı candaki tezel
Kirmenine değirmi desenlerin ilmeklerini düğümlemekmiş,
Haber eyledi ki arzu hallerini delinin delisi bahar
Cılız bir alevin ucunda yanınca gecelerin çırası
Ilgıtları esip dolaşan sesli seyrana başlardı dereler ve dağlar
Doğmuş bir ay,
Kendi düşünde hayali görünen salkımlara sarılıp
Süzüm süzüm ezgilenmiş hoyratlara kalan misafirlikle aşka rastgelip
Söğüt dallarından derlenmiş dillim düdüklere nefes açar ılgalar
Hop...hop...hop...
Bop aynı bop, top aynı top, hop...
Hep bildik tanıdık çaylak leş kargalıkların dünyanın üstüne çömüp üşüşeninden
Yutulmuş nice haplanmış ilaçlanmış telef olmaları çare diye eldeki rehineliğe
İstilacısı
Yayılmacısı
Hayat bu... başı belasına sargın
Bazan yorgun hevesli kumru hayat
Bazan posta postaya güvercin
Hayat.. bazan dakkasında durmaz delişmen
Durgun sessizliği sığınan bir deniz de hayat
Dalgakıranlar zaptedemez liman göçüren lodos gibi
Düşünmesi bile aklıma gelince
Aklım bir sağlam yapıyor,
Bir hoş oluyor ki gönlümün inceleri sorma
Hemen çiziyor rotayı suyunca yelkenlim
Evler..gökkuşaklı engin ve dingin
Almış kollarına takmış aşkı da
Saman sarısı sayfalarda gözyaşlarına boğup bırakan
Portakal renginde güz ve eski defterler yazısı
Yarısı paylaşılmış elmaların buruk tadıyla ortalığa konulup gidilen
Karşıdaki dağları seslenerek
Ve dalgalarını dinleyerek dağlar dibindeki denizlerin çeşm-i hayat
Limon ekşisi bir yankıdır cevabı beklenen benzi solukluk
Saat
İkiyi beş geçiyor diyecekken
Üçe ellibeş
Veya buçuğa yirmibeş...onbeş geçeye on...dolaşmak
Ne işi kolaylaştırır
Ne de yeni bir anlam katar vukuatsız vakaya
Hüzün estiren yersizliğe tezgah açmaktan
Bu sonu gelmez fısıltılarla uzaktayken son bahar
Sen hala iniltisi dinmez yaralarda oy ağam vay ağam..!
Başka şey bilmez misin be keman? !
Sesi fıttırıktan teyyarelere karıştıkça nemli gamlının
Şehrini feryada veren çır çır çığırım sol fasol
Stratejik ve doruksal düzeyde
Noyro narkoz paspaslaşmasıyla yarası tuzlu salamurlara yatırılmış
Yüksek dağların buzkesen günsolgunu yamaç yüzlerinde ve kayalıklarında
Küçük çıkarlar etnikleşmesinin düşürdüğü kıvılcımlardan
İrileştirilmiş büyüteçli yıkım bölükparçalılığı çıkaran
Endüstriyel batı üniteleşmelerinin kendi kendilerini ortalığı susa sulh eden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!