Boşluğu dövüp duruyorsa
Zaman kırbacı adsız meskensiz ve insansız
Kuru yemişçilerin olduğu kaldırımlara çıkışını arıyordur eski sokaklarda ömrü tükenmiş olan iadeyi ziyaret
Tam da karlı kışlı her tarafın ayak izlerine basarak ıslanmış gocuğuyla gramofoncuyu sessizliğin ortası da bırakan
Bazan suyun kaldırma gücünden çoktur her şeyin ortasından savuşup geçen esinti
Bazan değiştirip karıştıracaksın havayı
Herdaim..
Kapısı eşiği ömrü hayatından bildiği insanı düzeni devranı ve Dünyayı kendi üstüne kilitli ve kurak buluyorsa insan, saatleri ayarlama enstitüsüne memur müdür olmuş Ahmet Hamdi Tanpınar’ a değil, kendi içinde zorla hiç bir yerde yeryüzü hikayesi ve özgün aidiyeti olmamaya koparıp attığı kopuşlarla her gün boğulduğu ve azaldığı zifir zindan kuyudaki yalan yanlışlarla çoraklaşmış çıkışını bulmak için çırpınan girdapların soğuk karartılara yakından bakmalı ve unuttuğu ortak yaşama sevincinin aklını fikrini kalbini ve dilini yeniden konuşup her daim Aşk ile ömür ve yürek yormalı..
Seyfi
Bir plak döner sarpa bayirdan yapayalniz kundakta
Yeryüzünde kendini görmeye gelen cigligin sesidir susu saza baglayan
Annem akarsular ve irmaklar damla damla cagirdigin caglayana toplanip
Daglar söyler
Yagmur eyler
Alir götürür bütün kuslarini haber edin seslenin duysun diye meylim hoyrat
Bugün yağmur bulur yağmurla seyrolur seyran
Yarın güneş bulur,
Daldalanır karanfilli güllülerin bağında meyli baharın
Bugün yavan yaşık ve yalınız iken serin rüzgarlar koynunda sis ve pu
Ha bir tanem olur yarın
Ha...Allanır pullanır gönlü meşkin...Aşk olup
İçkili miydim..?
Tavında olsun olmasın avlusuna çıkarak ayaz alaz
Severken..
Özlerken...
Hasretken...içkili miydim ben..?
Değil,
Yasayip yürüdükce
Yollar diri kalir fakat yolcusu eskir ihtiyar olur
Bazan da seritten seride dar…
Yokus büküs istop eden kesintilere ugrayarak
Sinyalin ilistigi keskin köse dönemecleri kaypaga kacar
Altina ayar
Essek kulakli Midas idi
Yüz surat cehre cevre celme calim gülümammanamman
Zalimammanamanammaaan
Filimammanammanammaaaaan…! Midas elleri kama adimlari tunc
Midas dünya kazan tirnaklari cömce kepce damperli depriyaj
Gül ve diken de kendi haline sekermis
Giyer bürünürmüs her kiragi caliminda simli srilari sonbahar
Gidiyorum iste bir yolboyu dünüm toprak yarinim toprak
Sarildikca kivrimlarini sarhos dolaniyor zemberek ne vakit belli
Ne yön belli
Ne sus belli ne ciglik..
Olan biten her vakte herseye her cesit her sartta hic bir sebebe bhaneye yahut gerekceye kacisi kurtulusu yok bagimlilikta mecburen, mahkum ve mahpusluga kosulsuz itaatkarlikla mutlak fark yaratmak mi yoksa farkinda oldugu hayata kendi farkliligini ortaya koymak mi sorusu, tüm ihtiyatli yaklasimlarin kisi karakterine inanilir gerceklikte güven veren ITIBARLILIGIYLA, her türlü ihtirasa kapilmis SEViYE FARKI konumu atmaya yenik yikik kusku kahir kisiliksizlik ve celiskiler yumaginda cöreklenip örülmeye verilecek cevabin aynisidir.
Cünkü bir idda yahut idda sahibi insan bahis konusu diye dilde dolandirdigi ve pozda sekillendigi kilif kalip ve kostümlerden hayatta karsiligi olan degere esitlesip ödesmedikce cok yaygaralarin söylemleri eyylemleriyle ilgisi alakasi yoklardaki pis lümpenlikten öteye gecmeyen; akil fikir vicdan özgürlük sevgi saygi denge birikim deneyim özgüven sorumluluk tutarlilik cesaret gibi tüm olmasi gerekenlerin insan harici her cöp ve boya bulasigidir. Cünkü özdesmislik, celismezlik ve olamazlik ilkeselligi olan mantik arastirmasi irdelemesi sorgulamasi elemesi duymasi süzmesi kiyaslamasi ölcmesi tartmasi incelemesi düsünmesi olmadikca, bilgeligi olgunlugu kararliligi tutarliligi olmayan karaktersizligin her haybiyeden gecinmede hirsi yarisi öfkesi nefreti siddeti tamahi zorbaligi hilesi yalani dolani yanlisi tahriki tenezülü bulunan ve her sallantida kalici haydutlugu tecavüzü yikintisi cöpü hasari tahribati yükü ve yikimi olan abuk subuk manyagidir insan.
Sorgulamadan irdelemeden aklin fikrin mantigin cesaretin özgürlügün ve vicdanin gibi gibi yol yordam kilavuzlugunda insan olabilmeyi her türlü kiyak kizaklarla ihmal edip kenara koyan reddetmelerle,gide vara HER YOL MÜBAHIN servet saltanat yahut ünvani iliskisi süslü fosssuruklu söhretine tav ve tamah olmussa insan, temeli tavani olmayan hadsiz hudutsuzlugun sonsuz bilinmeyenlerini mayalanmis raf düzeneginde kendine aidiyetini kökten ve tümüyle yitirmis marka makarasina gargaralik MAGAZiN MALI`dir artik. Istese bile -kendinin de diri diri can vere vere ölümü gerceklesmis muazzam morgtan _ ordan insanlik dünyasina inisi veya oldugundan baskalasmasi asla mümkün ve olasi degildir.
Varsan varsan bana
Pusulası dümensizlerde kırılı yitik limanların gemileriyle değil
Varsan varsan bana kolları küreklerine davranmış yoksul bir sandal
Ve ben o gönlü aşk esintileriyle yelkenleri fora kayıkçı
İzi sana rastlayan meltemlerde ve poyrazda
Varsan varsan bana sevi yurdundan kopup gelen fırtınalarla varırsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!