Bundan yıllar evveli çeşmi siyahında bahtı karaları sirkolaj
Tam böyle siyah
Tam simsiyah ve bir de siyaha karışık beyazsiyah
Üşüyen çıplak dağların hareket hali buz mesafesi insanlarıydı
Ayaz esen uzaklardan çalı çilpi toplayıp
Memleketin bakan gözleri altından hızla kızaklar kayarak
Gününü sapıtmaya komadan
Yakın takipli izlenimleriyle oynatan oynatana
Aynı kostak sahnesinin
Dörtgöz mahkumiyeti gıdasıyla
Duvarın tabanından tavanından
Harap sızıntılar bulup kendince
Sıfır sorun diye diye aptezsize namaz dayanmayan
Bu nasıl sakattır...?
Çek bi süper olsun
Süper olsun da acaip ortamımız lüküsünden kafayı bulsuna
Ak-ar kokar yakıtımız bölgesel güç olma matrağından
Açlık sınırı altında yarıdan fazlası aşsız
İkiiiii
Tabi ki de sayılacak ikiden evveli
Sonsuz ve hiç değeri sıfırlar meselesinden
Değil öyle değil o iş..
Sıfır...
Bütün sonsuzlara omuz verdiği sebebine
Cocukluguna tamamlanamamis hayatini teslim olup giden haram ürün
Yerlesik düzenbaz düzen mutfak robotlariyla kalbi kafasi midesi
Bozuk bulanik sicillere kapis kapis götüren cöplükten
Yamacina yigilip yosulup yerlestigi
Uslu usluya hizalara getirilmis delici desici igfal yüklü dizilerin
Medyanin
Sıcakta
Gide gide eli ayağı yanan...Gide gide soğukta
Donup buz tutan
Bilir yani insan okadar hayatın doğrusunu eğrisini
Tırnak attığında kendine
Aklı bilinci kendine yetecek derecede uzak
Edebiyat ;
Yani duygu düsünce akil fikir yol yöntem emek birikim deneyim kazanim gözlemleme irdeleme yorumlama odaklanma ölcme tartma arastrma mantik ilgi bigi ve paylasma gibi insani kendi kaynagindan katilimciligini saglayan anlayan dinleyen yazan okuyan duyuran bildiren gayret cabe ve becerileriyle hem doyurum hem sorgulayarak INSAN YAPAN degerler önceliginde midir…? Hic kuskusuz öyledir.
Hele hele iliskisi ve iletisimi artan teknik ve teknolojik kusatmalar altinda baska türlü secenegi ve dünasi olmayan kusatilmisligin her türlü önkosullarla mecbur ve mahkum ettigi HAZIR KALIP yasam kisir döngüsünde bir cok dil bildigi halde kendini kendine dahi anlatip duyurabilen sosyal yasantisi bitmis tükemis kitlik kiran sosyal yiginaklar toplumsuzlugunda dil ne kadar, kültür ne kadar, aidiyet duygusu ne kadar, sevgi ve saygiya ihtiyac zorunlulugu ne kadar, inanmak güvenmek derecesinde ortak yasam bir ve bütünselligi kadar, adalet egitim vicdan hosgörü saglik huzur özgürlük ve özgün iradelilik her kisiye kabul gördügü erisip ulasilabilirligi kadar….elbette ki bütün söylem eylem kurgu yazi veya bildirimleriyle Edebiyat da insani insan yapan nitelikte degerler önem ve önceligindedir.
Yazar Sair odakli basliga dönecek olursak buradan, yasamin her alaninda oldugu gibi her ortaya konan degerin gercekligiyle kendini tartip dengeleyen ÜRETKENLIGI yosa eger, sonsuz ve sinirsiz bir TÜKENMISLIGI sürekli güncelleyerek ODAK ve ÖRNEK kutsamalarina aynilasip benzesmeyi kendine yol yordam ve amac edinir. Bu sayede hem kendini hiclige adaklayan kullanissiz teslimiyeti tutsaklasirken,diger yandan odak veya örnek diye saplanip kaldigini tepeden tirnaga anlamsiz ve niteliksizlestirinceye kadar icerik bosaltip cürümeyi ve yozlasmayi kurumsallastirir.
Günümüzü bu baglamda etkin bir sekilde girdabina kilitleyip yöneten ve yönlendiren Türk Siiri HANIMAGALARI ve FERISTAH BABALARI, toplum hayatina basin, yayin, kitap, dergi, mecmua, gazete, derneklesme, okur-yazarlilikta artis oranliligi, ulasim- iletisim arac ve gereclerinde kolay erisebilirligi saglayanligin katki payi …gibi gibilerle sürekli kendini bir türlü bulamamanin arayislarini calkalandi ve kurcaladi. Her AKIM yenilesmesi ve denesmesinde daha YALIN, sade, dolaysiz, toplumsal gerceklige özgün ve kolayca ifade edilebilirligi önemseyen DiL ve ANLATIM SAMIMIYETI`ni esasa ve öze baglayacagi vaadiyle yola cikarken, zamanla kiramadigi ÖRNEGE veya ÖNDE GIDENE mayalanmaya alisilagelmis kabugu kiramadigi gündelikciligin kolaya kacan; soyut, sekilsel, haric, uzak, kopuk, ilgisiz, öznesiz, yüklemsiz ucu ortasi derme toplama tümlec sifat ve baglaclarla karmakarisiklasmis devraldigi eskiyi cogaltarak büyüten bitis ve tükenisleri ördü ve örgütleyegeldi.
Nazim Ran`dan önceki yazilarda buna iliskin haddinden fazla laf acip konuya iliskin kimdir nedirligini yazmistim. Nazim`in bir diger tarafina konuslandirilip varolan darma-dumana dengeleyici unsur elemanligi yapan Fazil Necip`se, aslinda ünlülerle ünlülere birebir benzesmeyi kendine amac edinen NAZIM-NECIP türevlisi kökten ADANMIS yeni yetmeler arasindaki HICLIGI KOLLAYIP YÖNETEN yayinevleri, medya, moda, müzik, banka, borsa, reklam,site,salon, afis, pano, sanat, siyaset, yahut sinemagiller, buradaki gel-gitlere kalicilik körükleyen aktarim ambarliginin ENDÜSTRiEL ESASLI ana kumanda merkezleriydiler..
Değil öyle yazılmaz şiir..!
Öyle kolayına kandiller üfürükleyen cıssss fossss
Öyle yazılmaz şiir, yakarım bak ha zibilinden toz koparırcasına
Potasında ateşlenmiş çemberinden geçilmez ağları düğümleyen yarınsız yarsiz
Nazım-kazım-nedim-necip makamından solgun soluklar horuldayan teras iks,
Ve dolu doluşuk nusret necmi nurullah nesrin nilgün ünlüleştirilmişlerinden
Kimse en yavan ve yalin oldugu kendinde hayat bulan INSAN halini dünsüz yarinsiz ve sagsiz solsuz donmus buzullasmalara GÜZELLEYiP sürgün sakine sorutturmaya kalkismamalidir.
Cünkü konusup dinlemekten gecen iletisim dilli saglikli ve güzel sanat, hic bir zorlama kaliplarinin delik desik eden mutlak ve muazzam basmakaliplarindan soyutlasarak süzülüp gecen, gecerken de ACINASI cigliklar cikaran ve bu sayede kurdugu iliskiyi yerinden kimildayamaz dikkatlerin dipsiz derinlerine cekip bogarak kurtulusu olmayan iflah kesikligine nufuz artirmaya calisan agir yüklü yasam batakciligi gibidir.
Vebalini hep bilinmez kimliksizlige yüklenen cinfikirli böylesi parlak ve piriltili laf söz sekil kalip süslemeciligi, saplandikca kendinden vazgecen büyülenmisligin ( sanat görünümlü afyon hipnozu ) sayi kalabaligi artirimina odaklanarak kendine hayatini adamislarin üstün ve tapinan nitelikli tanri veya tanricasi kesilir. Ilimin bilimin aklin vicdanin huzurun soran sorgulayan ÖZGÜVENLILIKTEN uzak ve zayif oldugu dip karanliklarda sinip sirayet etme firsati diger zamanlardan cok daha fazla olan bu tüm bunlar yoksununa ullanan tecavüz, hele hele yikilmaya yüz tutmus ahlak felsefe tutarlilik sorumluluk siyaset egitim inanc sevgi saygi güvenlik ekonomi vicdan ve karakteri kaypak bencil –bagnaz siddet bagimlisi kisiliksizlikler yozlasmisliginda tüm dogru dürüst yalin dolaysizliklari garipseyen yaygin ve yerlesik yasam bicimine cöreklenip konuslanir..
Sinasi ve Agah Efendi`nin sanat siir söz ve edebiyat adina yikilip düsen derinlikleri tam BATILILASARAK birebir fosforlayip tamir etmeye güttügü niyet her ne idiyse, Nazim Hikmet`in kendi küllerinden yasamin ocagini ve insan horantasini buldugu CUMHURiYET´i azimsayip yetmez ytismeze sayarak KALIPSIZLIKTAN kalip cakip atölyeledigi ve gittigi yerden sanki hic bilinmedik hayat iksiri yahut cin lambasi bulmuscasina –tipki batiya gidenlerin kendilerini tavlayip hayran birakan herhangi bir icadi sürükleyip sinirdan sokarak gümrüksüz getirmenin onuruna söhret olmayi büyük kazanc ve övünc sayan kabarip kubardiklari gibi- `sekizyüz otuzbes satir`la AYDIN markali Nazim Hikmet, icerdeki Türkiye`yi disardan bakip görmenin haczine memur kesilirken, tüm gelecek zamanlari bugün ve ayni kapsayip kusatan TANRISINA adanmis gidisata bakilirsa her türlü karsitligi amentüsü sayan, muglak sülü soyut sabit kopuk dar bogunuk sekilsel Nazim solu yaninda ayni dolayli söz yazi ve dilliligin Necip`liligin sagini bütün batak ve cikmaziyla topluma millete donatti dayatti ve diretti.
……….Devam Edecegim……..
Kaldi ki eskiyen yipranmisliklar ve dagilip devrilen kesintisiz yikimlar kadar ihtiyat ve itibar sahipliligini yine ayni akil fikir bilinc bellek dayanak ve duyarliliklariyla daima uyanik tutarak, ugratildigi tüm saldiri taciz tecavüz isgal yagma talan vurgun soygun sömürü ve yikimlarin icat insani ve OYUNCAK HAYATLAR tüketim - takipci tutsagi olmamanin tavir ve tepki koyan direncine dipdiri tutabilsin. Bu yasamsal hayati temel ilke dayanagini izleyip yol alirsak eger, varilan eski zaman buluntu kazilarinda bir de ne görürsüne ayak basan yerden hortlayip beliren NeciP –NaZim ikilikliligine dayali döseli muazzam bir PARAMPARCALASMA dolup bosalmasidir, tarafa bölüsülmüs alanlariyla sonsuz sinirsiz bir dünya hayatini olabileceginden cok fazlasiyla felaket denecek düzeyli hiclige yorulmanin akil fikir mantik vicdan ahlak ve onur disi ihmale, geri kalmisliga, bagnazliga, dayatmaya, üstünkörülüge, önyargiya, üst üste cikmaya, üstünlük taslamaya, bogusmaya, sonucsuzluga, karamsarliga, didismeye, catismaya, nefrete, anlasamamaya….varan SENLiK-BENLiK`liligin insanlik harici saplantilarla catisip calkalanarak beden büyüten kuraklasmalarin cöl ve coraklasma kayitsizlik seyri ve sicil sökümüdür.
Ister `Ben Bir Ceviz Agaciyim Gülhane Parkinda ` desin, ister `Yasamak Güzel Sey Be Kardesim` veya `Karli Kayin Ormaninda` veya `` Benerci Kendini Nicin Öldürdü` veya `Taranta Baba` ya Mektuplar` veya `Varan 3` veya `Jakond ile Si-ya-u ` veya `Gece Gelen Telgraf `veya 1+1= 1 siirleri yanisirasina, `Kan konusmaz ` gibisine Roman; `Unutulan Adam`, `Inek`, Òcak Basinda`, `Yusuf ile Menofis `gibisine Oyun; `It Ürür Kervan Yürür `gibisine Fikra; `Kemal Tahir`e Hapishaneden Mektuplar,`Vala-Nulara Mektuplar`, `Nazim ile Piraye` gibisine yazilmis yollanmis Mektup; `Sevdali Bulut `gibisine Masal….kime neye nicin nezaman nerde ne yazar okursa okusun Ran Nazim; TANRISI ÖLDÜGÜNDE iki dünyasi birden yikilan ve cöküp yikildigi yerde bir daha kendini kolay kolay düzeltip dogrultamayacagi CÜRÜMELERE TERK edecegi düs ve hayal kkirikliklarinin ADANMIS PESINATCISI olarak kendi hayatinda kendini hicbir zaman ugrayip kullanmayan UZAK BAKISLILIGIN düsünce safsatacisi ve Edebiyat DÜRBÜNCÜSÜDÜR. Varligini ikilesmislik üzerine arzedip nizama koyarak duyurup bildiren Necip`se, Nazim Koordinatlaniyla kendini kavrayip kesin KARSITLIK DÖNEM tarikatlasmasina Erken Rezervasyonu yapilmisligin herseyi yasadigi toplum gercekligiyle hicbir bagintisi olmayana birebir kosullanmis siyasal kutup basligidir.
Bu baglamla Bahri Hazer`de Hikmet Ran :
„ Ufuklardan ufuklara/ Ordu ordu köpüklü mor dalgalar kosuyordu;/Hazer rüzgarlarin dilini konusuyordu balam/ Konusup cosuyordu.!/ Kim demis cört vazmi !/ Hazer ölü birg göle benzer/ Ucsuz bucaksiz basi bos tuzlu bir sudur Hazer ! /Hazerde dost gezer e..y/ Düsman gezer !/Dalga bir dagdir / kayik bir geyik !/ Dalga bir kuyu / Kayik bir kova !/Cikiyor kayik/ iniyor kayik/Devrilen / bir ata/ sirtindan inip/ sahlanan/ bir ata/ biniyor kayik ! ….
….diye sürükleyip cekip götürdügü siirselinde herseyin basini sonundan kapip kacan MUTLAK ve KACINILMAZ varislarin cok gürültülülügünü mahmuzlayip kirbaclar gibi, tüm dünyayi SIYASAL BIR KAPANIN kusattigi abidesel duvarlasmisligin yogun bakim üniteliligine mahkum sanatsal bir kompozisyon olarak görüp, herseyin ve herkesin hic kacari olmaksizin bu dizginlenmis idareye bagli ve bagimliligini yöneterek sahneye koyan yumusak huylu, sosyalist arsivci ve komintaci MILITANCILIGIN agiz dilliliginin söz yazarciligini yerlesir ve yayimlanir. Necip`se ona zidden tersi kutupta aynisinin aynisiyla varlik gösterime sunum sergilesir.
Yine Kiyamet Sureleri`n de Hikmet Nazim :




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!