Yok mu alan diyerek sunulmuş satışa
Şu kör noktaya bir mim daha dokunursak
Bir mumluk mim...Cebinde memleketin
İşsiz aşsız ve meteliksiz
Neymiş de...İstanbul gibisi daha güzeli yokmuş filan...
Kim diyor bunu...?
Bugday…
Ne diyorum duyduk duymadik kim varsa kim…
Bugday
Yani bugday var mi bugday…?
Kurtuldun öyleyse, toprak da kurtuldu firez de degirmen de firin da
Bugday
Ne ilişmek, nede bulaşmak isterim nacizaneye
Etap etap asmişssam ben bu yolu gecen gelenle,
Merkez haline getirdiklerimden okumuşsam hayatı, azdan,
buçuktan,
Azbuçuk kafamı anormalken
normale alamamki vites degilya bu
Cercisiz bazarsiz
Sürgün bir diyara yol billleyip nam sürmekte üstüne yok
Gündüzü geceden kalma sarhosluklara dükkanlar acilip kapanan
Evden sonrasi senden baska biri degil sabah kurulup
…bitkin baygin aksama
Yavan tabaktaki olan bitenleri silip siyirip
Gölgeleri uzarken aksamin
Yalnizda bitiyorsa tekrari mümkün olmayan sinavin zavallisidir insan
Cünkü kilit altina alan zikzaktaki kozmik sessizlik
Bütün akil disi dövüslerden ve kiskirtilmis inatlasmalaran
Kaptirip götüren kendini didik didikleyerek yenilmis cikartan
Umudu zavallinin zügürtü zafer naralarina kadeh tokustururcasina
Onu bitireyim ötekini tamamlayayim digerine yarin..
Bitmeyen islerin ortasina kiyisina tasayi kaygiyi telasi degirmen dönüp
Dün bittikten ve yarin olduktan sonra da aynisina tekrar tekrar
Ezici günün yorucu flasini mesken müskül ederek
Kapi giris cikisinda garaja parketmis sinekler gibiyse de
Insanlik hatirina
Sayısız canlı
Ölüp ölüp yeniden dirilen çizgi film karalaması karikatürel gerek
İnsana benzemedik ayaküstü idareten vesayet
Ufak-tefek kuruş buçuk çamurdan yahut demirden bozuk
Harca harca bitmezin biri devrilince yerine yenisi dikiliveren dominosu kopyalık
Her parçasını kendi dişirip toparlayan ustahanelik olması gerek
Cu En Lay, köylerden kasabalardan yüksek daglardan engin vadilerden ve genis ovalardan yayan yapildak kivrilip dönerken, ülkeye diri diri ölmekle esdeger baskiyi iskenceyi korkuyu adaletsizligi yoksullugu ve pek cogunu kirbaclayip buyurarak katlanilmaz zorbaligi ve köleligi dayatan hem Japon isgaline hem de Yerli Isbirlikcileri`ne karsi derin sessizlikler icinde inim inim inleyen insan yiginlarini her gectigi yerden toplayi biriktirerek karsi direnisin Halk gücünü örgütleyen Mao´ nun Cin Cografyasi`nda on binlerce kilometrelik `Uzun Yürüyüs ` isimli aktif eylemcilerinden biriymis.
Sonra sonra, kesinlikle hic bir sartta ve kosulda doktrinsel olarak anlasilmaz uzlasilmaz diye yazan MARKSiST yazilim kurallari hareketini kendi günübirlik fayda getirten cikarlarina göre sahtekarlik makyaj ve maskesi altinda nasil ezip bozup manupule edilebilirligin en daniskasini provasiz pratikle uygulayip ispatlamak istercesine, SINIFSAL mücadelenin herseyden daha belirleyici oldugunun ideolojik olarak düsman saydiklari Amerikan Emperyalizmi ve Köktenci Cin Fanatizmi ( irkci-milliyetci ) ile kucaklasip öpüsme derecesinde küslügü hasimligi bir tarafa birakarak, Japonya`nin bir an önce yenilgisi icin her alanda anlasip uyusan ittifak ve isbirligi yapanin siyasi ve felsefi mimarisini örmüs….
Cu en Lay, yasadigi sürece Cin siyasi model ve motifinin dis ve icislerinde Tanri Mao`nun akil fikir üretme cifliginin yan sanayisinin yedek gölgesi olarak makam merci mertebelerin bol makyajli ve maskeli geleneksellere bagli Cin Halk Cumhuriyeti devrimleri satan piyasaya Pazar sahnesinde bas rol figuranligi yapan tiyatronun hayal dünyasina her ayak oyunlariyla uyandirdigi ilgi oraninda poz kesip caka satmis. Cinlilere mahsus Makyavelli`ye ot yolduran cinsten `düsmanimin düsmani benim dostumdur ` lafi, saklandigi sinsi paravan arkasinda asli nyet ve maksatlari faydaci cikarina nasil geliyorsa öylece her görüntüden mevcut duruma aniltip yönlendiren ayarlar vererek, en üst seviyeden kurtarip kotaracak sekilde kiliflar giydirip kaliplara sokmanin taninmis istismar kivrimlari ve kivirtmalari olarak kayitlanip kazindigi dünya bellegine ve insanlik hafizasina gecti. Stalin- Hitler, dünya tarihinde envai cesit sayisiz örnegi olan bu tür MANUPULE manevela ve makinasini yine yakin tarihin ikinci kiyamet savaslari sirasinda POLONYA üzerinden uygulayip pratik etti.
Jan Dark, Ulus Devletler`in olusum asamasinda süt baglar kaymak tutar gibi temel taslarini inandigi dogrular üzerine özgürlüge ulastirip akli fikri cesareti ve ÖZGÜVENi cagristirirken, Orta Cagin Krallar Soylular dönemini Burjuva kademesine de aktarip tasimanin `evlilikler yoluyla otorite zenginili ve toprak sahasi genisletmekten` kaynaklanan Ingiliz-Fransiz Yüzyil savaslarina yenilms kralsiz tacsiz Fransa`yi kendini atesler icinde yakilacagi ölüme adayarak CAHARLES adinda kral koltuguna Fransizlari uyandirip isgal edilmis ezklige bas kaldirmanin dirilten sembolü olurken, kral Charles Jan Dark ín odun kayilarak KIZIL CADI damgasiyla diri diri yakilmasina dair kilini dahi kipirtmamistir.
Yolunu bekler dururken sirdan sirattan
Dilinde dudaginda bal katik
Suskunluk muhabbeti, matemli gözlerimde yakici tüttügün güzellik
Gider dün döner yarin, kaybolur günes ve gündüz
Sen kalirsin yalnizligimin yaninda, ay görünür yeryüzünde yeniden
Isiklar icinde usuul usul yagmur yavan kar ve diger
Icerdeki kimsesizligin pili bitinceye kadar
Kapidaki zilden eli cekilip gitmeyen titreyip durmalar
Sanki baska bir gezegenden gelmis gibilerin yorgun bakislari ucunda
Tutundugu dallar ayaklarinin altindan kayip giden kadar toprak
Ve su derin bir ayaz calgi ben sanki bilmiyormuyumun
Oldugu olacagina varan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!