Gökyüzüne bulutlara, güneşe yağmura aya,
Ufukta süzülen sonsuz umutlara sevdalıyım.
Engin denizlere martılara, kumsala çakıl taşlarına
Özgürlüğe kanat çırpan tüm dostlara sevdalıyım.
Ormanlara ağaçlara, bütün çiçeklere,
Güneşle birlikte uyanırdı bahcemiz,
Meyve ağaçlarıyla süslüydu dünyamız.
Babamın Annemin toprağa değen eliyle,
Bereketle dolardı her bir yanımız.
Bahcenin ortasında coşan kaynak suyu,
Bir heybe taşır insan ömür yolunda,
İçinde sabır ve sessizlik birikir.
Herkez koşarken dünya telaşında,
Sadık olanın yükü sadece sevgidir.
Zaman geçer adımlar yorulur yavaşça,
Yer yüzünün en zarif incisisin sen,
Sessizce büyür süzülürken derinden.
Beyazın en saf hali,pembenin fısıltısi,
Sarının en sıcak en cana yakın sevdası.
Her sabah penceremde açarken gözlerini,
Gümüş bir çizgi çekilir ufuktan,
Gece sıyrılır, uyanır cihan.
Yaprağın üstünde Çiğ taneleri,
Fısıldar rüzgar başladı zaman.
Güneş ilk buseyi kondurur dağa,
Şiir yazmak için şair mi olmalı,
Her kul kalbinde ki bendi yıkamaz mı.
Yüreğin hüznünü sayfa sayfa döküp,
İnsan kalbi huzur bulamaz mı?
Sevmek için illa yan yanami olmalı,
Güven, sessiz bir limandır fırtınada,
Sözlerin arkasında duran o dağdır.
Bir çocuğun elini tutuşunda,
Korkuyu yok eden o gizli bağdır.
Ne gözle görünür, ne elle tutulur,
Bir damla Çiğ düşerken gülün kalbine,
Zaman yavaşlar ses bükülür derinden.
Bir rüzgar fısıldar kendi kendine,
Geçer de evlerin sümbül kokulu bahçelerinden.
Ne bir söz incitir,Ne bir bakış kırar,
Deniz kıpırdar uyanır yosunlar,
Martılar gökyüzüne kanat vurur.
Sahile vuran o dingin sular,
Güneşin doğuşuyla sakinleşir durur.
Bir altin damla düşerde dağa,
Çocukluğumdaki mavi uçurtma,
Ne güzel süzülürdu gökyüzünde.
Rüzgarla dans ederdi uçurtmam,
Ben hayaller kurardım çocukça.
Rüzgarla yarışır göğü aşardi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!