Balkonda bir narin Sarmaşık dali,
Eylül rüzgarı esip geçerken.
Sararsada ömrün yeşili alı,
Çiçekler direnir vakit erkenken.
Dökülen yapraklar toprağa düşer,
Bahçede bir akşam sefası,
Sessizce selamlar batan güneşi.
Yazdan kalma bir hatıra gibi,
İçinde sönmeyen umudun ateşi.
Yapraklar sararmış çiçekler hala,
Güneş gibi olmalı ayırt etmeden ısıtan,
Gülünde dikeninde üstüne aynı doğan.
Kusurları arayan sadece kusur bulur,
Güzelliği görendir dünyayı dost kılan.
Kimi sitemle yürür kimi kırgın buralardan,
Senli kelimeler gelsede dilimin ucuna,
Hepsini acı bir tebessümle geçtim.
Eğilmedim bu zamansız vedanın acısına,
Konuşmak yerine asil bir sükutu seçtim.
Ne bir sitem bıraktım ne kırık bir hatıra,
Dünya bir aynadır her rengi saklar,
İnsanda bin türlü halleri gördüm.
Gönül süzgecimden geçiyor ahlar,
Sevdiklerimin her halini hoşgörüm.
Kusursuz kul olmaz her can yanılır,
Gönül tahtı çöker sabır tükenir,
Gülün kokusunda bir sitem gizlidir.
Bu yolda her çile kutsal bilinir,
Gül bülbüle, bülbül güle yar olmadı gitti.
Bülbülün gözyaşı yaprağa damlar,
Bir karanfil sessizliğiyle düştün içime,
Gözlerinin haresinde başladı hayat.
Gönlümün en duru en zarif rengiyle,
İsmin dudaklarımda en güzel lugat.
Gülüşünde saklı o kırılgan bahar,
Gurbette akşamlar bir başka çöker,
Hüznü katlar omuzlarina yükler insanın.
Işıkları yanarken bu yabancı şehrin,
İçimde bir çocuk sessiz sessiz ağlar.
Ne diller tanıdıktir burda ne yüzler,
Bavulumda umutlar içimde bir sızı,
Elin toprağında bitmez gurbet ayazı.
Ne vakit ansam o güzel vatanımı,
Dönüp durur aklımda çocukluk yılları.
Gözümde tütüyor köyümün patika yolları,
Gören göz sadece rengi,şekli bilir,
Hikmetle bakan ardındaki sırrı görür.
Kışın ortasında bahar saklı gelir,
Sabırla bekleyen toprağın özünü görür.
Gülün yanında dikenin ne işi var deme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!