Yıllarca mutluluğu aradım
Issız sokaklarda, boş odalarda
Ve bir gece, ansızın…
Sen geldin, sessiz bir fısıltı gibi
Kalbimin tam ortasına
Kayıp Çocuğun Mizanı
Geçip giden zamanın ardından bakıyorum
İçimdeki kız çocuğu hâlâ ağlıyor
Kaybolan zamana ağıtlar yakıyorum
Umutsuzluğum yine zirvelerde
Kendime Dönüyorum
Bir zamanlar seni beklerdim,
şimdi sabahı bekliyorum sessizce.
Gözyaşımda değil artık adın,
çünkü öğrendim; bazı eksikler
Kendime Sözüm
Bugün, hiçbir şeyi zorlamayacağım.
Olmuyorsa, olmuyordur; susacağım.
Ama kalbim hâlâ sevgiyle atıyorsa,
Bunun bir zayıflık değil, bir güç olduğunu hatırlayacağım.
Ben dışarıda neşe saçarken insanlara,
İçimde kendi mezarımı kazıyordum
Sessizce.
Kimse duymadı kazma ve küreğin sesini;
Toprak bile şaşırdı bu kadar sükûnete.
Kendi Mezarlığımda
Mezarlığın tam ortasında duruyorum,
Gece susmuş, rüzgâr bile çekilmiş kenara.
Toprağın kokusu çok ağır,
Sessizlik çığlık atıyor sanki kulaklarımda
Kendimi Sorguladım
Kendimi sorgulayarak sevdim seni,
Nasıl olur dedim, bir insan
Hangi aralıkta bu kadar çoğalır başka bir kalpte,
Hangi boşlukta bu denli yer eder,
Kimse Duymasın
Kimsecikler duymasın,
Yüreğim kanıyor her gece
Aynı saatlerde.
Sessizce pansuman yapıyorum
Kimsesiz Sokaklar
Rüzgârın sesiyle titrer gecem,
Sokak lambası soluk bir hece,
Adımlarım yankı arar sessizliğe,
Kalbimde eski bir hüzün gizli,
Kir Pas Tutmuş Yüreğin
Sensizliğin kaçıncı günü bilmiyorum,
Her gün kendime “Bitti artık,” derken
Tükendi o sayfa, kapandı diyorum;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!