CELLADIMA AĞIT
Sen en güzel duygularımın katilisin,
En mutlu günlerimin infaz kararını veren.
Yargısız bıraktın beni, susturdun içimi,
Seni seviyorum derken celladım oldun.
Seni çok özledim, ceylan gözlüm, beni sakın bırakma…
Bu sözleri fısıldıyorum sana, kalbim titriyor her hecede.
Gözlerinin içine bakarken,
Her bakışında kaybolmak istiyorum,
Ve ellerini tutarken zaman duruyor,
Sanki dünya sadece ikimiz için dönüyor.
Begonvil açtı, mor ve pembe yapraklarıyla,
Umudu sarıyor dallarımı, sessiz bir şarkı gibi.
Manolya zarif, beyaz tüyler gibi nazik,
Kokusu hatıralarımı okşuyor usulca.
Güller kırmızı, kalbimi ısıtan ateş,
Sessizlik ağır, içimde bir taş gibi,
Mesajım sana, cevapsız kaldı hâlâ.
Beklemek… her saniye biraz daha yoruyor,
Kalbim sancıyor, ellerim boşlukta.
Gözlerim ekranda, umutla bakıyor,
Bugünlerde terk edilmiş bir virane gibiyim,
Kırık dökük, paramparça olmuş yüreğim.
Kalbimi birisi avuçlarına almış, sıkıyor sanki,
Nefesim daralıyor; gücüm tükenmiş gibi hissediyorum.
ÇINAR AĞACININ GÖLGESİNDE
Bir çınar ağacının gölgesinde hayale daldım…
Kökleri toprağın kalbine inmiş,
Dalları göğe susamış bir bilge gibi.
Ne aşk var dilimde
DAĞ SANDIĞIM YIKINTI
Sen beni sırtımdan hançerledin,
En savunmasız yerimden…
Oysa ben seni bir insan değil,
Güvendiğim bir dağ sanmıştım.
Değer görmeyen kapı
Ben sana beni yalnız bırakma demiştim,
Ellerini tutarken, gözlerine bakarken.
Bu bir sözden ibaret değildi,
Kalbimin sana tutunma çabasıydı.
Deli yüreğim hırçın bir deniz gibi,
Sahile çarpıyor sanki hınca hınç;
Öfkesini, kinini kusmak istercesine,
Dalgalanıyor durulmak bilmiyor.
Çığlık çığlığa bağıran martılar gibi,
Yıllar Sonra Gelen Mektup (Sevgiliden)
Yıllar geçti…
Ama içimdeki pişmanlık hiç geçmedi.
Ardına bakmadan gidişim, her gün içimde kanayan bir yara oldu.
Sana yaşattığım acıları düşündükçe vicdanım susturmaz oldu beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!