Ne sen biliyorsun seni sevdiğimi,
Ne başka biri,
Sizin okulun önündeyim ben hergün,
Simit satıyorum,
Sende alıyorsun bazen
Para üstü verirken sana,
Bana ikide bir seni nekadar sevdiğimi sorma,
Ben bunu ölçemem,
Kaldıki,matematiği hiç sevmem!
Çocukluğumdan beri yanlış topladım,
Şimdi çıkarıyorum,
Ağam dörtbinlira
lutfetmiş, koşun
Hemde taksitle değil
Tek parça,peşin.
Sakın duanızı
Eksik etmeyin
Mine mavisi diye bir renk var
İçinde mavi yok.griye çalıyor
Neden seviyorum acaba bu rengi
Elbet vardır bir sebebi
Tutkuysa aşkın renktaşı
Kalbim sen beni tanımadınmı?
İki kere sevmek yazmaz gönlümde,
Kusura bakma,yorduysam seni,
Şansın yokmuş,düştün,
Bir vefasız eline.
Beraber geçirdik,yirmi sekiz yıl,
Çook uzun zaman önce 16 yaşında bir ortaokul öğrencisi varmış,bergamanın alirıza eroğlu orta okulunda okurmuş,o okula orta sonda gelmiş,o yüzden pek kimseyi tanımıyormuş.Kantinden tost aldığı bir teneffüs sırasında onu görmüş,mavi süveter bir kıza bukadarmı yakışır,o saçlar,o şuh ve kızgın bakışlar,tanrı tarafından itinayla işlenmiş vücut bu gençliğe yeni adım atan delikanlıyı alabora etmiş,beklemeye başlamış,arkadaşlarından sıyrılıp onu takip ediyormuş,
Yan sınıfta okuduğunu öğrenince çok sevinmiş,çünki yan sınıfta orta üçmüş ve nöbet çizelgesinde henüz sıra ne kendisine ne kıza gelmemiş,
Her sınıftan bir öğrenciyle okul nöbeti tutulurmuş oyılarda,eğer o gün nöbet sırası olan gelmezse bir sonraki öğrenci nöbetçi olur ve diğer öğrenci okula geldiği gün nöbet tutarmış,
Bu belkibiraz saçma ama bizimki kızla nöbete denk gelmek için 12 gün okula gitmemiş, 13. gün okula gittiğinde nöbetçisin demişler ve eli ayağı titreyerek gitmiş okulun girişindeki nöbetçi masasına,evet ordaymış,tanışmak için günlerdir fırsat beklediği kız masada,diğer sınıftanda bir öğrenciyle oturmaktaymış.
O gün tanışmışlar,kızın adını soyadını,nerde oturduğunu,öğrenmiş,kızda kendisine sonderece sevecen yaklaşmış,aralarında arkadaşlık başlamış,
devam eden günlerdeartık sadece uzaktan bakmıyor her fırsatta ıvır zıvır sebeplerle kızla konuşuyormuş,kızın pek haberi yokmuş ama bizimki kıza aşık olmuş,artık ne başka birşey düşünüyor,nede başka kızlarla konuşuyormuş,aklı,fikri,o kızdaymış,ve arkadaşları artık kızın adını duymaktan,gencin hayallerini dinlemekten sıkılıp vermişler gazı '' git ona söyle'' diye. Soluğu kızın yanında almış,duygularını söylemiş,kız kendisini arkadaş olarak sevdiğini ve böyle bişey düşünmediğini söylemiş.
Bu yalancı şehir,anlamaz beni,
Senin gibi,
Sende anlamadın,
Oysa bir seni sevmiştim,birde bu şehri,
Demek bu yüzden sevmişim ikinizi,
Yalancı olmanızdan.




-
Ebru Ercan
Tüm Yorumlarben evli bir bayan olarak bu söylediklerinizi(allaha şükür) yaşamıyor olsam da yaşayan birçok kadın adına %100 doğru bulduğumu belirtmek istiyorum ve samimi yazınız için tesk ediyorum.kaleminize sağlık...