Yahudiler ve Hristiyanlar;
Son Peygamberi tanır, anlar,
Buna rağmen O’nu yalanlar…
İman etseler ne olurdu?
Kötülükleri affolurdu.
Allah, Resulüne vahyetti,
O’na Peygamberlik lütfetti,
Şunu kesinlikle emretti:
“Tebliğ et Allah’tan geleni,
Göster tevhit mücadeleni.”
Ey Ehl-i Kitap! Dinle, aklın al başa!
İslâm’ın ahkâmına teslim ol, eğil!
Habersiz değilsin, çıkarma kargaşa!
Tutmuş olduğunuz yol doğru yol değil.
Birçoğu çağrılara kulak tıkadı,
Temiz olmak imandan,
Çıkarma hafızandan,
Kapılma sen gurura,
Abdest al, çık huzura!
Abdest nasıl alınır?
Birçok konuda nice söz verdiler,
İhanet edip ipe un serdiler,
Hem yeryüzünde en büyük şerdiler…
Kimisi yalanladı Rasülleri,
Kimi öldürdü, kırılsın elleri.
Hristiyanlar tevhitten çok uzaklaştı,
İsa’ya (as) Allah dedi, haddini aştı,
Kâfir olup inkâr yoluna bulaştı,
Uyarıldılar; sanki kalpleri taştı…
Rabbimiz Allah; O’na ortak koşmayın!
Meryem oğlu İsa; Allah’ın Resulü,
O da bir insandır; Yaradan’ın kulu.
Kimi verdi İsa’ya (as) ilahlık rolü,
Bağışlanma dilerlerse var af yolu…
Ey Hazreti İsa’yı ilah sayanlar!
Birçoğu inkârda müdavim,
Düşünmez: “Ne olur ahvalim?
Malum… Lânetlenmiş bir kavim…
Almışlar Dâvûd’un (as) âhını,
Nasıl yaparlar izahını?
Haram içerisinde yüzen kullar,
Allah’ın rahmetinden uzaklaşır.
Hayra çıkar ise gittiği yollar;
Cennete bir adım daha yaklaşır.
Hafıza-i beşer,
Malul nisyan ile.
Bazen de işler şer,
Yaşar isyan ile.
Ne sözler vermiştin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!