Bugün kocaman bir yumak yalnız yüreğim
Ha koptu, ha kopacak bir sağanak öncesinde
Devrilmiş gemiler gibi derinleri düşlemekteyim
Seni sıkıyorum avuçlarımda, ruhumda ter
Kokun terime karışıyor, dudaklarımda üzünç
Hangi neden öldürür kimsesizliğimi bilmiyorum
Bazen,
Uçsuz bucaksız ovalara sürmek istersin gönül atını
Bir dağ olur yalnızlık
Ve mor renklere uzanıp
Avuçlamayı dilersin.
Göğsümün toprağı üşüyor sensiz
Bulanık sular titriyor arklarımda
Bir ölümsüzlük şarkısı olsa dinlediğimiz, gözlerin gibi ruhuma sarılsan
Bütün gelişlerin ayak izlerini toplasam, bir ömrün en bitimsiz ayini olsan
En doyumsuz yolculukların bulutlarında ben seninle ölümsüzlüğe atılsam
Şu yeryüzü cehenneminde yar, kutsal bir emanet gibi aşkın sırrını saklasak
Yalvarılı yıkıntıların altından güneşe bakardık
Babili kurtarmak isterdik hep biz çığlıklarımızla
Renklerini yitirmiş deniz olurdu birden yalnızlık
İç sesimizin alaz gövdesine karıncalar tırmanırdı
Ilıman mevsimlerin ironi kiriydi avuçlarımızdaki
Mine çiçekleriyle karışırdık biz tarihin sızılarına
Usuma her gelişinde,
Hatırlarım yaşamamışlığımı.
Sen kimsin, adın ne?
Başlatıp bir yangını içimde
Kaçtın vefasız, azap kuşları gibi.
Bir gül iliştir saçlarına ve sustur yüreğinin kanamalarını
Bitir yüreğinin hıçkırıklarını, söyleyelim sevda türkümüzü
Kopar düşlerini bitiren, yüreğini ağrıtan yaşamın acılarını,
Acıların yüreğimde bir son bulsun, kanatma artık yüreğini...
Yüreğinin alevlerinden, ruhunun fırtınalarından uzaklara, çok uzaklara gitmeyi istediğinde sabrını da al yanına. Yüce dağların zirvelerinde kekik topla kendine. Kuşku değirmenlerinin sularıyla yıka yüzünü ve çorak dağ tepelerinde yıldız iliştir saçlarına. Acılar acıtırsa canını, çileler keserse önünü bir gül iliştir saçlarına ve sustur yüreğinin kanamalarını.
Dalgalı sulara kapılmış bir sandalım
Kıyılara sevdalı fındık kabuğu yüreğim
Kavisli bir geçmişin alışkanlıklarıyla
Sarılıyorum sonsuzluk bekleyişlerine.
Yüzümün çizgilerine sokulunca gölgen, sevincim olursun
Savrulurum kurumuş topraklara, ansızın baharım olursun
Küllerime yağar sevgiyle aşk yağmurun, bereketim olursun
Sen aşkım, sen sevdiğim, yüreğimdeki mürekkebim olursun
Her akşam kapanır üstüme kapılar, hücremdeki ışıklar kesilir
Çiçeklerle donatılı bir küre hazırladım şanına, çık gel çürümüş kafeslerinden
Mor dağlarıma aşkın yağmurları yağıyor, sevdanın suları akıyor derelerimden
Derin bir iç sızısı olsun seni düşünmek, mucizevî düşler hazırladım renklerden
Sevişelim sevginin kıl çadırında, seviler dökülsün sonsuza dek kadın teninden
Karşılığını bulamamış bir sevinin korkak yangınlarından kaçıyorum, peşimde bir ihbar çığlığı. Kendimden hayata dökülüşlerin tanık sehpasında aşk, ben kaynağından sızarak içten içe tükenen bir sevginin hüzün masalarında yine aşka kadeh kaldırıyor, yine o yüzyıllık alışkanlığım olan aşkı kemik kadehlerden içiyorum.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.