__Çok yoruldum arkadaş!
__Sanki taşıdığın taş!
Yazdığın üç beş satır;
Verdiğin sade kahır!
__Sen hep öyle sanırsın!
Gülmesin gözlerim, yüreğim, yüzüm
Kendime geçmez ki bir nebze sözüm
Hakikî dost olsa güvenir özüm
Kahrım kendimedir, alınmayınız!
Gönlüm kırmızı der, yeşili arar
Kalemim kırıldı, zorlanıyorum;
Yine de yazmaya çalışıyorum.
Yazsam da öyle haz alamıyorum;
Kalemle aramı bulamıyorum…
Be, kalem! Ne diye kendini yordun;
Oyuncak olurmuş kurt kocayınca
Hafifmeşreplere ve entellere...
Zihin fukarâysa, fikir ukalâ
Olurmuş, ne çâre, prototipte...
İlmin, tecrübenin değeri olmaz;
Yarısı doluysa yarısı boştur
Bardağın, iyimser olmak pek hoştur
Kuşkusuz, olumlu düşünmek gerek
Sıkıntıya kolay katlanmaz yürek!
Her şeyi karşıdan beklememeli
Zamana, mekâna küfretme sakın
İlle de feleğe; yanlış yaparsın…
Her biri soyut ad hem de kavramdır;
Varlığın bunlarla anlam kazanır…
Gücün cansıza mı yetmekte, yazık!
Zamana, mekâna hem de feleğe
Acılı konuşup dönme keleğe…
Kusuru, yanlışı kendinde ara;
Büyük düşün; pişman olursun sonra…
Canlı değiller ki az dövüşesin
Başkalarının omzuna
Tırmanarak koşmayasın;
İnsanların onuruna
Dokunarak coşmayasın!
‘Etme-Bulma! ’ dünyası bu,
Yuvası yıkık, kanadı kırık,
Suratı asık, dingili çıkık,
Bakışı alık, pergeli çarpık
İnsanları hep kullanıyorlar...
Çıkara koşan, parayla coşan,
Ya bir nokta ya da üç nokta vardır
Cümlenin sonunda, bu bir kuraldır.
İki nokta ise salt uydurmadır;
Bu böyle biline! Nasıl istersen!
Yazıyı, şiiri düzgün okutan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!