Amerika, Batı! Hiç sevinmeyin
Türk telef oluyor diye gülmeyin
Bugün bana yarın kime, kim bilir
Neler olacaktır, Yaradan bilir!
İç ve dış düşmanlar! Hiç çekinmeyin
Alma ahımızı ‘Zam, zam! ’ diyerek
Gülme yüzümüze ‘Vah, vah! ’ diyerek
Çalma kapımızı ‘Oy, oy! ’ diyerek
Sana saygı duymaz yaralı yürek!
Anma adımızı ‘Sayın! ’ diyerek
Günler haftaları,
Haftalar ayları,
Aylarsa yılları
Kovalar durur.
Geride kalanlar
Tüm uğraş bir lokma aş, bir yudum su
İçin olsa gerek, yürek katlanır;
Göçene dek sürer her şey doğrusu
Yiğit hiç pes etmez, yaşam tatlanır!
Ömür kısa, insan fâni, çakan yok
Anamla bir bacım ve biraderim
Kaldı şu dünyada; iyi ki varlar!
Onlarla ben varım, yoksa neylerim;
Bana tereddütsüz hakiki yârlar.
Hamdolsun yaşama coşkum yitmedi.
İyi yüzemezdik, yiğitlik bu ya
Sığ, derin demeden dalardık suya
Amaç kutsal idi, çaylaklar duya!
Gözü kara oldu yeşil gözlerim.
Karanlık ve soğuk, yiğitlik ola
Senden bir beklentim yok, içtenlikli ol yeter
Yaşadığımız dünya ikimize de yeter!
Yedik, içtik, eğlendik; ara sıra ağladık
Sanki şiştik sığmadık, nefsimize aldandık!
Yapacak bir işin yoksa şiir yaz
Ki şiir görsünler dili hatasız.
Yazım kuralları adeta bir caz
Gibi haz vermekte hem de tasasız!
Yapacak bir işin yoksa yazı yaz
Düşündüm, taşındım yazsam mı diye
Herkes yazıyorken yazmamak niye?
Az havadan sudan yazayım diye
Havaya ve suya bakmak da niye?
Havacıva derler, denmesin diye
Yazıyorum bazen havadan sudan
İlle ciddi konu olmak gerekmez!
Helva yapılırmış yağ, şeker, undan
Herkesin hoşuna gitmek gerekmez!
Yazıyorum ilham geldiği zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!