İki bin on dokuz gidiverince
Apar topar geldi iki bin yirmi!
Büyük sıkıntıyı görüverince
Derler, aratır hep gelen gideni!
Her halde zaman da haklı kendince
İkileme
Ağlamak geliyor içimden hüngür hüngür
Ağlayamıyorum
Bağırmak geliyor içimden bangır bangır
Bağıramıyorum
Kuram hem de yazım kurallarını
Yok saymak kimsenin haddi olamaz;
Tümce sonuna bir ya da üç nokta
Koyarsın, çift nokta asla olamaz.
Yıllardır yazarım, aynı konuda
Şiirlerle, şarkılarla, türkülerle coşuyorum;
Birkaç satır yazmak için var gücümle koşuyorum.
Yazmak da bir terapidir, bunu iyi biliyorum
İddialı olmadım ve hiç iddia etmiyorum
Yaradan’dan ilham gelsin, sade bunu diliyorum.
Bugün ayın sonu ve otuz nisan
Zamanla yarışır inanan insan;
Yerli yerindedir zaman ve mekân
Yaşlanan ve göçen sadece insan!
Sultanıdır on bir ayın Ramazan
Çok koşan, yorulan hem de başaran
Eninde sonunda göze de gelir;
Bir şeyler üreten hem de paylaşan
Mutlak huzur bulur, inanan bilir.
Düzgün, güzel hem de hevesle yazan
Elinde telefon, ağzında sakız
Hiç belli olmuyor, ya oğlan ya kız
İkisi de saçlı, dar pantolonlu
Dövmeli, makyajlı, incik boncuklu!
Arada patlatır kahkaha, sakız
İnsandan doğanlar şekilce insan
Ancak ruhen nasıl bilinmez, inan!
Acıyan, üzülen, paylaşan insan
Özgün değerini yitirmez, inan!
İnsanın hâlinden anlayan insan
Bakmalı arada aynaya insan
Görmeli ne denli yıprandığını;
Demeli ‘Ne idim, ne oldum!’ insan
Bilmeli ne için kıvrandığını…
Koşmalı arada kulvarda insan
Şairim, yazarım, eğitimciyim
Bunu herkes bilir hem de dilciyim,
Arada müzikle uğraşmaktayım;
Tüm insanlık için çalışmaktayım.
Birkaç dil çalıştım, çok yazı, şiir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!