Sızlanıp durursun sabrın kalmamış
Bitmez şikâyetlerin ayyuku sarmış
Eyyüp (a.s) dan daha mı çok dertlerin
Hala anlamaz mısın?
Bu dünyanın imtihan yeri
Bizlerinde imtihanda olduğunu
Dostun gülerek attığı güldür dostunu yaralayan
Ne atılan taş nede ceza değil yüreğinde kanayan
Ölümden korkmuyor kurtuluş bu dünyadan ona
Kavuşmak ister biran önce hasret çektiği vuslata
Sevdiceğim bir haber gönder
Haber güvercinlerine bağla
Ya da bizim diyarlara gelen
Hasret bulutlarına yükle kokunu
Güvercinler konsun pencereme
Düşlerimde gördüğüm güzelliktir
Şimdi karşımda duran
Yıllardır hayalimde yaşadığım
Gecelerimde;
Ay ışığında oynaşan yakamoz
Ben seni hep hayalimde sevdim
Gülünce yüzünde güller acarmı bilmem
Yâda ağlayınca boyun bükermi güller
Çağlayıp, çağlayıp akarmı içinde seller
Seller bazen taşarmı bilmem
Kimine göre acımasız, gaddar, zalim
Kimine göre neşeli, mutludur halim
Kötü olan her şeyin suçlusuyum
Tüm günahların sorumlusuyum
Bir gün bana da gülecek biliyorum
Bu canına yandığımın hayatı
Bilmediğimse zamanı
Tek isteğim çok geç olmasın
Yıllar yüküyle gelir bir bir
Yükler yükünü omuzlarına
Önce hiç anlamazsın
Yıllar geçtikçe ağırlaşır yükün,
Altında ezildiğinde anlarsın.
Hayatın görevidir bu,
Hayat nedir ki, ölmek ne demek?
Beyazla siyah gibi mi?
Birbirine zıt iki kavram
Hayat çizgiyse ölüm nokta mı?
Hayat ruhun bendenle bir olması
İlk gönül küser dünyaya yaş aldıkça,
Eski güç, heves, hırs kalmaz insanda.
Yavaş yavaş azalır dünyaya tamahı,
Geceler huzur vermez, bekler sabahı.
Uykusu ihanet eder yılların dostluğuna,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!