Savaş Barha Şiirleri - Şair Savaş Barha

Savaş Barha

İçim parçalanıyor.
Bakma öyle ey dilber.

Bendeki sen öldü.
Göm beni ey dilber.

Devamını Oku
Savaş Barha

Hani, nerede gözlerin? Nerede gülüşlerin? Kar beyazı ellerin, nefesin, sesin nerede? Neden tek ismini gördüm? Neden ilk defa senli bir rüyadan korktum?

Bir ürperti yapıştı üzerime, korkunun dibine kadar düştüm. Karabasan çökmüş gibi terledim. Sonra ismin mıhlandı baktığım her yere, tüm gece, kâbus gibi bir düşte. Günün ilk ışığında bölündü uykum, dikenli tellerle.

Devamını Oku
Savaş Barha

Göğe bir merdiven dayamalı.
Yıldızları birer birer avuçlamalı.

Koynumda büyüdü umutlar.
Umudu semayla harmanlamalı.

Devamını Oku
Savaş Barha

Omzumda heybem,
heybem umut dolu.

Avuçladım umutları,
saçtım dört bir yana.

Devamını Oku
Savaş Barha

Senin baktığın gökte, aydınlık eksik olmazdı. Uyudun mu, yoksa boynunda ağır bir yük mü var? Neden bu gök kara? Neden bulutlar ay ışığını karartıyor? Güneşin sarı saman sıcağına baş kaldıran başakların boynu neden bükük? Devrimci bir ruhla karamsarlığa meydan okuyan kokladığın çiçekler neden hüzünlü? Yediverenler neden kurudu? Bu deli eden sükût niye?

Devamını Oku
Savaş Barha

Bir katreydim.
Güneşte kavruldum toprakta.

Buhar oldum.

Büyüdüm,

Devamını Oku
Savaş Barha

Selim Işık'ın intiharından sonraki Turgut Özben gibiyiz. Bütün hücrelerimizle sarsıldık. Bütün dünyamız değişti. Ne uyuyabiliyoruz ne de etrafımızdaki olaylara duyarsız kalabiliyoruz. Her saniyemiz, bizi bizden koparıp başka gerçeklerin peşinde sürükleyen meraklı arayışlarla geçiyor. Biz, gerçeklerin peşinde koşarken, gerçekler bizi, kendi kovuğumuza itmeye başlıyor ve sonra radikal kararlar almak durumunda kalıyoruz. Tüm insanlıktan arınıp dur durak bilmeden gecenin en zifiri karanlığından gündüzün en aydınlık anlarına kadar her daim okumaya veriyoruz kendimizi.

Eti kemiği olan, düşünceleri olan, ruhu olan, vicdanı olan, kalbi olan, aklı olan insanlardan kaçıp sadece kitaplara sığınıyoruz. Kitaplarla tutunmaya çalışıyoruz, tutunamadığımız hayata.

O kadar çok kitapla tanışıyoruz ki; saksıda kuruyan çiçeklerin, su verilmediğinde dahi kurumadı kitaplarla karşılaşıyoruz. İyi niyetlerden ödün verilmediği kitaplarla karşılaşıyoruz. Kötülüğün bir kelime bile yazılmadığı kitaplarla karşılaşıyoruz. Her satırında aşkla aşklanan kalplerin anlatıldığı kitaplarla karşılaşıyoruz.

Devamını Oku
Savaş Barha

1 Eylül de başlıyor güz mevsimi.
1 Eylül de başlıyor hüzünlü ömrüm.
Ben doğunca başlıyor güz mevsimi.
Ben doğunca göçüp gidiyor leylekler.
Şehrin yalnızlığına sebep ben miyim?
Yoksa mukadderat mı böyle yazılmış?

Devamını Oku
Savaş Barha

Doğdum,
dünyayı gördüm ağladım.

Çocuktum,
düştüm ağladım.

Devamını Oku
Savaş Barha

Dolunaydan dolunaya
akşam dokuzda yola koyuluyoruz.

Yirmi sekiz günde bir
bir kaldırım kenarında bekliyoruz.

Devamını Oku