Pencere den ötaçeyi seyir ederdik
Ne kadar tatlıydı sabah uykusu
Her sabah çoban sesiyle uyanırdık
Her evde Üç beş çocuk
Bütün sokaklar çığlık dolardı
Çocukluğumuz duru bir ırmaktı
Bozkırın Edebi Sızısı
Bir kütüphane rafında unutulmuş,
Cildi hafifçe aşınmış o ağırbaşlı kitap gibisin.
Sayfaların arasında kurutulmuş bir karanfil değil de,
Eski bir randevunun telgraf kağıdı saklıdır sende.
Düşünüyorum koymadığım adını
Ne zaman düşsen aklıma
Düş dağlarım da bir yolda
Koşmak ister dizlerim
Kör pınar gibi çekilmeden
Ne sarıkta keramet, ne cüppede hikmet var,
Vicdanı kurumuşun, gönlünde bir gurbet var.
Gülzar’ın gelinliği, kefen oldu erkenden,
Sürmeli’nin ahında, bin yıllık bir hiddet var.
Bana ne bahardan, bana ne yazdan,
Bana ne sensiz doğan aydan ayazdan.
Güneş süzülse de her sabah camdan,
Ruhumun karası dağılmaz sensiz yar.
Bilmem ki oraların dağını ovasını
Gelsem bulurmuyum turna yuvasını
Çam dalı kaya kovuğundan odasını
Sen gittin ben kimseye soramıyorum
Acının öyküsünü yazsam dizelere
Dizeler dile gelse anlatabilir mi
Sökülüp atılmış toprağından
Orak ile çekicin sabrını
Bağrıma örselenen çığlığa inat
Söylenmiş olsada son sözün
Küçük yaşta ayrıldık sıladan
Avuçlayıp içerdik sularını
Derin dereden yeğin özden
Gece mavisi düşlerimiz
Engin bir deniz olurdu
Bir ezgi düşerdi ussumuza
Feryadım yükselir sessiz geceden,
Adını düşürmem dertli heceden.
Kurtar bu canımı artık ecelden,
Kaderin elinde oyuncak oldum.
Yıkıldı duvarlar, altında kaldım,
Dağ taş şehir kasaba
Köy mezra demedim buldum
Geç buldum er kayıpettim
Kopardı yüreğimden kendini




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum