Zerre güven bırakmadı bugünde
Bilgi çağı yakın çağdan kof çıktı
Paso rahmet okuttu bu gidende
Dokunduğu sinelerden of çıktı
Orta çağın madrabazı bu gafil
Çatlattım nefsimin ar damarını
Vicdâna pusattım sus şamarını
Kalemim ilmetti al kumarını
Çul oldum hayâsız duygularıma
Hissizlerin kırsalında fidanım
Hoşgörüsüz kaderime figanım
Rahmetsizim geçidinde nihanım
Şer bulur da, sözde çalar sazımı
Çökük ruhum tiksintiyle dokulu
Kağnılarla büyüyen son nesildik
Kuyruğunda teze teze büyüdük.
Lastik pabuç ile yola düzüldük
Çamurları eze eze büyüdük.
Anam hazla yoğururdu hamuru
Padişahı olsa n’olur cihanın?
Cananla gönüller bir olmayınca.
Kıymeti nedir ki sarayın, hanın?
Postunu serecek yer olmayınca.
Meçhule gidilen yollar kısalır
Borca girmek her yiğidin harcımı
Damak çöker kâl bükülür adamım
Kartal gibi sığmaz iken burcuna
Forsun yiter nal sökülür adamım
Dikkatli ol hainleşir kalkanın
Madran Dağı eteğine kurulmuş
Aydın Ovası’na bakar Bozdoğan.
Ta ezelden Menderes’e vurulmuş
Akçay Vadisi’ne akar Bozdoğan.
Madran Baba, Karıncalı Dağları
Analar, babalar eyvana çıktı
Öylece uzağa daldı bu bayram
Zamana derinden bir ah bıraktı
Gözleri yollarda kaldı bu bayram.
Özlemler deh etti, attı sırtına
Sen istersen gerçekleşir... Ne dersin?
Bir dilek tut geçinmeler gül olsun.
Çisele de çorak kalpler yeşersin
Bir dilek tut muhabbetler göl olsun.
İyilerden iyi huyun var senin
Ruh ikizim, sırdaşım! Bilirsin ki her eşin;
Keşistiği duygunun, denginde bekliyorum.
Sevdânın tepesinde; ufka kayar güneşim,
Gölgeleşen gurubun, renginde bekliyorum.
Vuslatın saatini; gönlüm gönlüne kurdu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!