Yurdumuzu parçalayan devranı
Erken gördü Müftü Ahmet Hulûsi
Denizli’de Bayramyeri Meydanı
Halkı derdi Müftü Ahmet Hulûsi.
On beş mayıs İzmir işgal altında
bir dost görünse dünden çıkıp
değişen bir şey yok
hep bıraktığımız gibi
zamanı
……….sonsuza uzatıp gidiyoruz
dedikodu
Geceleri bir yar verip koynuma
Kollarını halkaladın boynuma
..........Aşk yuvası dar kafesim adına
Düşünceni gölgeledin beynime
..........Şimdi gülüp yalan desem adına
..........Darılıp da beni yayma yadına
Gönülden gönüllere köprülerin harcını
Sevgiyi katık edip karanlara ne mutlu!
Teklifsiz üstlenerek insanlığın borcunu
Yaralı yürekleri saranlara ne mutlu.
Denizleri kabartan rüzgârlara anbean
Feryat etmez hâlden bilir dillerim
Gurbetteymiş bizim ekmek parası
Taşı deler terden kazma ellerim
Bahttan çalar yerim ekmek parası
Desem ki ötesi kızıl kıyamet
İzanı olmayan anlar mı dersin?
Desem ki kul hakkı; desem adalet
İmanı olmayan anlar mı dersin?
Duygusuz iklimler ne tuhaf, desem
Artık gerçekler de söylenmez oldu,
Herkesin gocunan bir yarası var!
Sustukça ortalık, çirkefle doldu;
Sanırsın doğrunun, bir karası var!
Allah için söyle! Sözüm yalan mı?
Can verir gönülden dağımın karı
Gözümün nurudur akar Dalaman
Ümmü kıza mıdır bilmem efkârı?
Baharla bendini yıkar Dalaman.
Gidende yüzü şen bahçenin, bağın
BİLEN VARSA SÖYLESİN!
Yazgı mı demeli, yoksa hata mı?
Seçmenin istenci, cidârı nedir?
Tercihi hep kötü, yanlış ata mı?
Parkurda tökezler, kaderi nedir?
…
Bir akşam çıka gel ya da bir sabah
Saatler cinneti kurduğu zaman
Yokluğun kalbime dayanmış silah
Anlarsın ansızın vurduğu zaman.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!