Garibim neylesin keyif çayını
Gözyaşı yüzünde sele dönerken!
Sinesi ateşten almış payını
Zümrüdî ormanı küle dönerken!
Kaygısız yılları özlemle anar
Türkü sözü
Sarpa sardım aşk dağını,
Düşe kalka geçiyorum.
Hasret çözdü söz bağımı,
Ardın sıra saçıyorum.
hani sesini duymak istersinde
yıldızlar sersem parlaklığıyla nöbette
……………………………………………..gecedir
başını kaldırsan
ensendeki günahların kadar yakın
Canileri ipten alan gafilin
Dimağında demlenenler demlensin
İcrasından n’olur ehli katilin
Bıçağında demlenenler demlensin
Demlenemem şehitlerin kanında
Zamanın mayasını çalan ana doludur
Hoşgörü ve sevginin beşiğidir bu diyar.
Ebede yolculukta mutluluğun yoludur
İnsanlık tarihinin eşiğidir bu diyar.
Aşkla tüten bacanın hiç sönmeyen ocağı
Fırtınalar, kasırgalar esiyor
Üstümüze çöktü çetin kara kış!
Hava ayaz, vicdanlar buz kesiyor
Ruhum üşür, içimde bir yara kış.
Kavururken ortalığı fiyatlar
Gayesiz yollarda boşa arama
Kalbine tavafta… turda bul beni.
Merhem olacaksan gönül yarama
Sevda mabedinde… surda bul beni.
İzahı kolay mı dönmeyen dille?
Esenlikle, mutlulukla, huzurla
Sermayen tükenmez bir umut olsun.
Ömür başağını öğüt şuurla
Öğüt ki ömrüne bereket olsun.
Sürerken ebedî yaşam savaşı
Cana kasıt söz mü olur
Gün vuran da umut gelir
Emaneti rehin alır
Dar mizanı canı tartar
Bu vatan Atatürk’ün, geçmişini bilerek
Geleceğe doğru yön verişine minnettar!
Türklüğün sinesinden hakkıyla yükselerek
Hızır gibi imdada erişine minnettar!
Bu vatan Atatürk’ün cehaletle uğraşta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!