Bir çiçekten bahsedeceğiz bir gökten iki sayıdan
bir cenazeden
Ki bir cenazede terk olunmuştur soylu
-Ya da bir ihanetin bedeli karşılığı para üstü sakız
gibi bir şey.-
Sevdamız. Alaycı. Nokta.
Yirmi altı temmuz saat yedi
Henüz uyanmış bir salyangoz yedi kere daha
gülebilirim dedi
Bahisler açıldı
Gün batmadan yedi kere daha gülebilirdi
Gün batarken uyanmış şapkası kayıp bir
Zamanın ihtişamsızlığı tutuyor
Anlatamıyorum
Kaybolamıyorum
Var olamıyorum
Biçimim yitiyor
Ağaçlar hızla akıyor
Benim çiçekleri ezilmiş ellerim
Senin çiçekleri ezilmiş ellerin
Bizim çiçekleri ezilmiş ellerimiz
Toprak uçuyor
Rüzgâr tenimizde
Otomobiller hep başka renk
Aklım almıyor bunu
Sokaklar hep aynı
Aklım almıyor bunu
HARİÇTEN GAZEL VEYAHUT SENİN
ELLERİN BAŞKA ŞEY BİLMEDİĞİM
Gözlerin başka şey
Aklım almıyor bunu
Yeşil gözlerini salyangoz izine dikti
Bilir misiniz onları
Yağmurdan sonra ortaya çıkar
Eskimiş boş havuzlarda
Kırılmış mermerlerde gezer
Otlardan raylardan geçer
Ya da duası söyleyemediğimiz bütün inançların
Ya da annemin
Yedi kıtaya bölünmüş hınç geçirmez uykularımda
nakış işleniyor yüreğime
Bana hırka lazım üzerimde saklanabileceğim
Sevgili günlük
Raylar nasıl böyle bölebiliyorlar zamanı
Tren durdu
Yol bitti
Bavulumu kaybettim
Gemiler gidiyor. Gitsin. Bataklık kuşları türesin.
Çölü bilsin kanımız. Kın görmemiş, nal öpmemiş,
buhranı kendinden hâllice çağın çocuklarıyız.
Yakamızı kaldırır bi’ sigara yakar el sallarız
korsanlara. Gerisin geriye döneriz patika
yollardan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!