Sen gündüzsün.
Devrim oluyorsun çağında açıyorum
Aklım şu kadarcık bile değil
Uyu uyan çoraplarını giy balığı sev oku dinlen
kafanı kurcala uyu uyan. Sen gündüzsün
Yüzünde ayçiçekler var
Kaskatı bir duvara işlenmiş bir gülüşte gördüm
bunu
Onu burama sen mi çizdin rabbim
Bulutlarında yangın
Geçen haziran bir piyango bileti aldım
Roma’nın bütün taş duvarlarını bilirim
Sandaletim o kadar da eskimemiştir bundan
Ve Fars’ın eski semtlerinden duyulur yokluğum
Şimdi cüzzamlı kimlik taşıyorum cebimde
BALKON ÜZERİNDE BOŞ LAFLAR YA DA
HİÇ BALKONU OLMAMIŞ BİR KENTİN
GÖÇÜ
Fakat nereden
Gezegenin en çok balkonu bu topraklarda üretilir
Solgun ve yoksuldum
Koparılan çiçekler kadar bilirsiniz onları
Duru sulara bırakılmış
Pastel renklerin silindiği
Işığın kırılarak geldiği
Küçük balıkları olan duru sular
Sen benim yalnızlığımın icadısın
Bazı günler Ruhi günüdür
Bugün değil
Taşrada yaşardım
Kaç yerinden bırakılmıştır insan sormalı bunu
Bulutlarımız yandı
Öylesine değil ki sanrılarımızın çaresizliği
Duruşlarımız bütün hengâmemizle
Bütün yüreğimizle
Korkakça sayılabilir belki sayılmalıdır
Yol yemek artı sigorta
Birkaç milyon yılın hesabını tutarak terk edilmiş
bir krallığın çoraklarında adım yok
Uçsuz bucaksız yara bantlarında tökezliyorum
Faul kazanmak için kendimi yere atarsam
bataklığa düşeceğim
I
Karanlık uykularda bir gölgeymiş ölüm
Ve ki zaman vasiyetidir insanın.
II
Düşünüyorum öyle tozdan şeyler
-Nasıl tozdan şeyler mesela?
Belirsiz
Ne olduğu belirsiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!