Günün bütün yorgunluğunu atabilmek için cebimdeki anahtarı hızlıca kapının kilidiyle buluşturuyorum. Sensiz geçecek olan ilk gecenin hüznü ile ellerim varmıyor ışıkları yakmaya, üzerimdekileri gelişi güzel atıp bir kenara uzanıyorum müzmin koltuğuma.
Birşeyler yapmalıyım diyorum kendime.
Kendime diyorum çünkü kendimden başka konuşacak kimsem yok.
Sanırım bir kahve yapsam iyi gelecek.
Sadece kahve yapmanın yetmediğini içimdeki bu yazma isteği uyandığında anladım bak yine tutuştu parmaklarım.
Oysa daha birkaç saat önce sana dair tek bir cümle dahi yazmamaya karar vermiştim.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta