Arkadaş Dökümü Şiiri - Bedri Rahmi Eyüboğlu

Bedri Rahmi Eyüboğlu
52

ŞİİR


352

TAKİPÇİ

Arkadaş Dökümü

Evvela dişlerimiz döküldü
Sonra saçlarımız
Arkasından birer birer arkadaşlarımız
Şu canım dünyanın orta yerinde
Yalnız başına yapayalnız
Kırılmış kolumuz, kanadımız
Tatlı canımızdan usanmışız

Bir şüphedir sarmış yüreğimizi
Ya kend
..........
..........

Bedri Rahmi Eyüboğlu
Kayıt Tarihi : 25.7.2001 22:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Yunus Emre erk
    Yunus Emre erk

    Arkadaş

    Cevap Yaz
  • Kubilay gülçebi
    Kubilay gülçebi

    İyi şiir teşekkür ederim

    Cevap Yaz
  • YA RABBİ
    YA RABBİ

    az önce üzerimdeki nimetini andım....ve ben habibinin göğsüne yapışmış o göğüste de kaybolmuş kulun olarak kalmayı tercih ettim....kutsal uçkur geçecek dedi.....yüce zatın beni tercih etti.....yani benim istediğime hükmetti ve asla geçmeyeceğinin garantisini verdi inşallah....aklımız erdiği dilimiz döndüğünce olayı biraz açalım inşallah...yüce zatın bana ehlini kerem edene kadar ben halk içinde hiç olma vasfına bile haiz olmadım....eğer birşey olduysam bunu yüce zatının sabrına ehlinin emeğine borçluyum...hamdolsun...hiç olmak hiç bile olmamak.....açalım biraz inşallah....ben zorbaların varlığını NİTELİK AÇISINDAN meşgul etmeyen onların bakış açısına göre söylüyorum kuru kalabalıkları hiç olarak niteliyorum.....bunun dışında kalan ve haddinden fazla önemsenenleri de hiç bile olmayanlar olarak değerlendiyorum....hiç bile olma vasfına haiz olmayanlar ise ikiye ayrılıyor.....1- negatif etkiye maruz kalanlar.....2- pozitif ayrımcılığa tabi tutulanlar....negatif etki hususunda destan yazmışlığım vardır...ikinci baskıya gerek duymuyorum...dileyen için geçmiş mesajlara atıfla yetineceğim inşallah...pozitif ayrımcılığa tabi tutulanlar ise domuz fıtratlı mehmetçikler...domuz fıtratlı allah.ın askerleri....maymun fıtratlı şeyhler şıhlar kutuplar gavslar müctehitler....cehennem kömürü kürt seyyidler.....lanetli ağaç gövdesi ilahlar peygamberler vs...ben habibinin göğsüne yapışıp kalmış kulun olmayı dilediğimde hakan fidanın geçecek diye bana yaptığı terapiyi de açalım-inşallah-....bana bu halden kurtulacaksın...aklı hür vicdanı hür irfanı hür bağımsızlığı karakter edinmiş bir bireye dönüşeceksin....biz seni allah.ın mülküne kul yapısı rol model kılacağız....türkçe.ye çevirirsek seni kendimize helvadan put edineceğiz...eteğine saklanacağız.....her pisliğimizi sende aklayacağız.....acıkınca da işkembeye indirip....bir başka helvanın peşine düşeceğiz demek istiyor....sana dedim ki güzelliğin çarptı beni beni benden aldı....beni çarpan özelliklerinden biri de bana üstün tuttuklarına katında takdir ettiklerindir....hatta seni bir misli de bunun için sevmekteyim...ben sadece sana değil senin sünnetine de kara sevdalıyım...ben hiç bir zaman bağımsızlığı karakter edinmeyeceğim....hep size bağımlı kalacağım-inşallah-...birşey olmaklığım buna bağlı....takdirin böyle....o esnada bir hitap duydum.....bunun böyle olmasını sen istedin....yani sen böyle istediğin için böyle oldu aksini isteseydin aksi olacaktı....ilk tepkim iyi ki aksini istememişim...ben halimden razı ve hoşnudum oldu....sonra düşündüm...acaba alemlerin rabbi katındaki statüyü tayin ederken kulunun muradını dikkate almış mıdır...yoksa bu hususta hiç bir kula şans tanımamış...hikmetine şan ve şerefine yakıştırdığına mı hükmetmiştir.....yani katında taşıma kapasitesi ehliyet liyakat gibi hususlar üzerine inşa olmuş bir bina mı vardır.....bu esnada habibinle yaşadığım bir anıyı hatırladım.....üzerimdeki nimetin minneti beni kuşatmış...beni meleklerinin fıtratı içinde sana hamd etme aşkına sürüklemişti....bunu dilemekteydim senden....o esnada habibini daha önce hiç duymadığım kadar müşfik bir sesle bunu bana verir misin derken buldum yanı başımda...habibinin hitabı yüreğimi burktu....habibine istediğini verirsem ben ne yapacağım..bir an boşluğa düştüm....ama onu reddetme hakkına da sahip değildim ki...ben tereddüt içinde kıvranırken habibinden ikinci bir hitap geldi....yazık oldu salebeye...derhal tövbe edip teslim oldum....bilindiği üzere salebe aşırı derecede fakir biriydi....o kadar ki karısıyla kendisinin ortak kullandığı bir elbisesi vardı....elbiseyi dışarıda işi olan kullanıyordu....salebe habibinden dua istedi...habibin dua etsin de salebe bu fakirlikten selamet bulsun....habibin ona sabrı tavsiye etti...ama salebe ısrarcıydı...bu hal üç kez tekrar edince habibin salebeye dua etti...salebe zengin oldu....ancak malı kendisini öyle meşgul etti ki ona eski arkadaşlarını ve onların mekanı olan mescidi unutturdu..salebeyi gören cennetlik durumu yani....bir gün zekat memurlar salebenin kapsına vardı....zekatın malındaki payını talep ettiler...salebe ne hakla...bu mülk benim....sizin onun üzerinde ne gibi bir tasarruf hakkınız olabilir moduna girdi..zekat memurları onun kapısından elleri boş döndüler habibinin huzuruna...bunun üzerine yüce zatın salebenin malına zekattan selamet takdir etti...ondan sonra salebe çok uğraştı ama yüzüne kapanan kapı bir daha açılmadı.....yüce zatının kullarının ne düşündüğünü ne istediğini dikkate almadan bütünüyle hikmetine en uygun düşen şekilde takdir buyurduğu katındaki statüden için bunun böyle olmasını isteyen sendin diyen zayıfları yüksek binalardan aşağı atmayı ahlak edinmiş ad kavminin hitabıymış.....herşeyin hayırlısı...şefaatinin son noktasında şefaat ya rab....

    Cevap Yaz
  • Damla SARAY
    Damla SARAY

    Arkadaş ile ilgili şiirler

    Cevap Yaz
  • Tayfun Tuna
    Tayfun Tuna

    Evvela dişlerimiz döküldü
    Sonra saçlarımız
    Arkasından birer birer arkadaşlarımız
    Şu canım dünyanın orta yerinde
    Yalnız başına yapayalnız

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (57)

Bedri Rahmi Eyüboğlu