Karadut Şiiri - Bedri Rahmi Eyüboğlu

Bedri Rahmi Eyüboğlu
54

ŞİİR


66

TAKİPÇİ

Karadut

Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Agaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın a gülüm
Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın.

II

Sigara paketlerine resmini çizdiğim
Körpe fidanlara adını yazdığım
Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sıla kokar, arzu tüter
Ilgıt ılgıt buram buram.
Ben beyzade, kişizade,
Her türlü dertten topyekün azade
Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
Durup dururken yorulan
Kibrit çöpü gibi kırılan
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
Sen benim mihnet içinde yanmış kavrulmuşum

N'etmiş, n'eylemiş, n'olmuşum
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.

Karam, karam
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
Sensiz bana canım dünya haram olsun.

ŞİİRİN HİKAYESİ:

1949'da bir gün İstanbul Büyük Kulüp'teki bir topl
..........
..........

Bedri Rahmi Eyüboğlu
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu

    Karadutum, çatal karam, çingenem
    Daha nem olacaktın bir tanem
    Gülen ayvam, ağlayan narımsın
    Kadınım, kısrağım, karımsın.

  • Mehdi Geylani
    Mehdi Geylani

    Şiir nasıl yayınlayabilirim

  • Aysun Bahar
    Aysun Bahar

    Her ne kadar şairin tarif ettiği gibi değilsem de yarimin beni tavladığı şiir olması nedeniyle özel bir anlamı vardır benim için. Baştan sona ezbere bildiğim tek şiirdir.

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    İnsana insan gözüyle bakamayanlara insanca bakmayı; tek gözle hayata bakanlara, çift gözle bakmayı öğretmeye çalışıyorum.

    Verdiğim mesajı okuyup da anlamayanlara başka ne söylenir ki?

    Yüreğinde insan sevgisi, ruhunda millet aşkı olanlara sevgi ve saygılarımla...

    Dostça ve sağlıcakla...

  • Nurgül Yenigün
    Nurgül Yenigün

    Usta farki bu olsa gerek
    begeniyle okudum

  • Nurgül Yenigün
    Nurgül Yenigün

    yüreginize saglik tam puanlimla kutluyorum

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    AKIL ve KALEM

    Bundan tamı tamına otuz yedi yıl öncesi. Yani yıl 1976… Göreve başladığım yıl.

    “Akıl unutur, kalem unutmaz.” sözü benim için bir ilke olmuştu. Yavuz’un kulağındaki küpe misali, benim de düşüncemin küpesi…

    “Akıl defterim” dediğim defterime ilk kaydettiğim şiirlerden biri de Bedri Rahmi’nin “KARADUT” şiiridir.
    Çok değişik bilgiler ve belgelerin özetlerinin yer aldığı “akıl defterim’in ilk sayfalarında, bir bakıma başköşesinde nadide yerini yıllardır korur.
    Defterimi her açtığımda büyük bir zevkle de okurum.
    Sadece tek farkla, şiirin ilk bendi, birinci levhası yer alıyor. Diğer kısımlarını beğenmediğimden değil, dilediğim zaman kaynaklardan tamamını okuma bahanesiyle Bedri Rahmi’yi de hatırlamak içindir.
    Dediğim gibi biraz da özet olmasından…

    ***
    Anlatımı o kadar sıcak ki…
    Hem halk şiirinin renklerini, motiflerini, deyişlerini, sadeliğini, saflığını görüyorsunuz şiirde, hem de şairaneliğin sanatkârca yönünü…

    Sıcaklığı yaratan deyişlere dikkat edilirse, köy kültürü ve hayatıyla ilgili, daha geniş anlamıyla halk kültürü ve hayatıyla ilgi kelime ve deyimlerin kullanımından kaynaklandığı görülecektir.
    Yani bizden, bizim içimizden birinin konuşmaları yer almış gibi duruyor, şiirde.

    “Salkım saçak dalı olmak; günahı, vebali olmak; yoluna can koymak; gökte ararken yerde bulmak gibi çok güzel deyimlerimizin ışıltılı sıcaklığı ruhlarda sıcaklık uyandırıyor.

    Bir taraftan da hayata ve objelere ressam gözüyle bakan bir şair var. Gördüklerini daha gerçekçi kelimeden renklerle şiirden bir tabloya dönüştürmeyi başaran bir şair Eyüpoğlu.

    Şair, 2. bölümde kendini çok güzel anlatmış. Oldukça gerçekçi.
    Beyzade, paşazade, kişizade… Gerçekten üst seviyede bir ailenin ve o dönemler için Avrupa görmüşlüğün avantajını, rahatlığını yaşamış ve çitkırıldımlığını da açıkça ortaya koymuş.
    Mihnet ve sıkıntı içinde olan; yunmuş yıkanmış, tertemiz arınmış, bahtına bahtı karışmış, kaşı kara, gözü, geçmişinde sıkıntılar çekmiş olan bahtı kara sevdiği, çok değer verdiği, kadınıdır.

    Vebali olan da, günahı olan da kendisidir.
    Artık otlar, süs atları gibi bedavadan yaşayanlara benzetmiş kendini. Rahatlığın, bolluğun getirdiği ve belki de sonucu olan günahlar, sevaplardır onu rahatsız eden.
    Belki de kadınının o en saf, en temiz, en masum hali yanında, kendisinin yaşadıkları…

    Onsuz bir dünya düşünemez olmuştur.
    Hem dünyaya, hem karısına bağlılığını “canım dünya” ifadesiyle çok güzel ifade etmiş.

    Şiirde muhteşem bir ahenk var.
    Serbest şiirin rahatlığı söyleyişteki içtenlikle birleşince mükemmel bir eser ortaya çıkmış.

    Hem çok doğal bir söyleyişi, hem şairce bir söyleyişi çok güzel bütünleştirmiş.

    Okunması gerek şiirlerden.

    *
    Sanat siyasete dönüştürülmedikçe baş tacı edilir.
    Efendim, şimdi Bedri Rahmi bilmem hangi partiden, hangi görüşten diye illa ki eleştirmek mi gerekiyor?

    Sanatını farklı algılamak mı gerekiyor?
    Orhan Veli’yi de, Nazım Hikmet’i de, Peyami Safa’yı da, Ziya Gökalp’i de bilmem daha nice güzel eserler bırakmış ve bırakan şairi ve yazarı da okumalıyız.

    Benden ise beğendim, değilse tezyif etmeye çalışmak kime ne kazandıracak?

    Hepsi bizim…
    Hepsi bizden…
    Bizler de hepsiyiz…

    *
    Şiir yürekli, sevgi gönüllü, insan ruhlu dostlara sevgi ve saygılarımla…

    Hikmet Çiftçi
    29 Ocak 2013

    “GERÇEK DOSTLAR BİRLİĞİ”

  • Fatima Humeyra Kavak
    Fatima Humeyra Kavak

    Karadut



    Karadutum, çatal karam, çingenem
    Nar tanem, nur tanem, bir tanem
    Agaç isem dalımsın salkım saçak
    Petek isem balımsın a gülüm
    Günahımsın, vebalimsin.

    Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
    Yoluna bir can koyduğum
    Gökte ararken yerde bulduğum
    Karadutum, çatal karam, çingenem
    Daha nem olacaktın bir tanem
    Gülen ayvam, ağlayan narımsın
    Kadınım, kısrağım, karımsın.

    II

    Sigara paketlerine resmini çizdiğim
    Körpe fidanlara adını yazdığım
    Karam, karam
    Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
    Sıla kokar, arzu tüter
    Ilgıt ılgıt buram buram.
    Ben beyzade, kişizade,
    Her türlü dertten topyekün azade
    Hani şu ekmeği elden suyu gölden.
    Durup dururken yorulan
    Kibrit çöpü gibi kırılan
    Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan
    Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan
    Sen benim mihnet icinde yanmış kavrulmuşum

    N'etmiş, n'eylemiş, n'olmuşum
    Cömert ırmaklar gibi gürül gürül
    Bahtın karışmış bahtıma çok şükür.
    Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum.

    Karam, karam
    Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam
    Sensiz bana canım dünya haram olsun.


    Bedri Rahmi Eyüboğlu

    Harika duygulu, icten gelen duygu yogunlugu, muhtesem bir seranat, sevginin dile gelisi, cok güzel, Bedri Rahmi Eyüboğlu ustanin ruhu sad olsun... Secici kurula tesekkürler...

  • Osman Nurani
    Osman Nurani

    ...eşine Keloğlanın diliyle seslenmiş. pek de güzel seslenmiş.

    ...kendisini kutlarım (her ne kadar öbür dünyaya irtihal ettiyse de. zaten dünyaya kazık çakanı da gören varsa haber versin).

    'Günahımsın, vebalimsin.' ve birde son bölümde 'bahtı karam'

    ...sadece bu mısraya ve sözcüğe itirazım var. hani derler ya ÇOK KONUŞAN ÇOK YANILIR işte öyle olmuş. şair güzel namelerle kaptırmış giderken farkına varmadan 'Günahımsın, Vebalimsin' deyi vermiş. bu kadına, kadınına bir hakarettir. kadınını, karısını GÜNAHI olarak görmek doğru bir yaklaşım değildir.

    ...ha kadının seni günah seline itmiş ise böyle bir itham mazur görüle bilir. burada öyle bir durum söz konusu değil tam tersi karısına sevinçten uçuyor. eşini bu kadar çok sevenin karısına GÜNAHIMSIN demesi yanlıştır. zaten şairin bunu bile bile söylediğine inanmıyorum. az önce söyledim çok konuşan çok yanılır diye. işte bu kadar övgü düzerken BOŞ BULUNMUŞ ve ağzından o mısra çıkmış.

    ...NURANİ'nin dağarcığından bunlar aksetti. saygılar efendim.

  • Fazlı Humar
    Fazlı Humar

    önde zeytin ağaçları arkasında yar
    galiba sene 1946'ydı
    mevsim sonbahar...

TÜM YORUMLAR (63)