Dağların ardı kar
Uzaklarda yâr
Yüreğimde payidar
Bir memleketim var.
İçimde çağıldar ırmaklar
İstanbul!
Başımı tarihin dizine koymuş inliyorum
Uzaktan nal seslerini dinliyorum.
Eli kınalı gelinlerin duvağında tül
Bülbüllerin dilinde açan gonca gül.
Mecnun ve Leylanın okuduğu okul
Elmas yeşili suların koynunda
bahar mavisi gülüşlerin
gözlerimde tüter
güneşin şavkını içen gözlerin
her sabah
pencereme düşer
Bir kıvılcım attın tatlı canıma,
Yürekten yakar nar beni sevdiğim
Volkanları yığdın sanki yanıma,
Kandırmaz artık kar beni sevdiğim.
Sürgünüm sana şimdi düşlerimde,
İnsan kâinatın bir tek ‘A’ hali
Kemalin sırrında, gizli zevali
Emanet bu cevher büyük vebali
Dağlara sığmayan yüküm var benim.
Bir ulvi sevda ki ruhumu yakar
Her seher vaktinde başlar
Gözlerimden akan yaşlar
Oynadı yerinden taşlar
Bir sen aklıma düşende.
Mehtap açmış perdesini
Yağmur gülüşlü yarim!
Bakışlarında yüreğimi yuduğum
Damla damla yüreğime dol yeter
Her deminde bir sevdayı bulduğum
Ben mecnunum sen ki Leylâm ol yeter.
Vatan deyince akan sular durur
Saatler ağlar kalbin başka vurur
Özlemin tüter, yakar kavurur
Kana batan güneşini özlersin.
Bozkırda saklanan bir ahım varda
Bazen dalar vadilere mızrak gibi düşünceler
Ve beklenir haber, ufukta beyaz güvercinden
Sıradağların sırtını sıvazlayan rüzgâr
Enginlerinde saklı bir göçebe ağlar.
Senin üstünde sonsuz bir güç var ey gönül! ...
Bizim sürgünümüz Adem ve Havva ile başlar
Bilseydin yağmurun hüznünde saklanan sırı
Yüreğimde yine ağlamaklı düşler büyütüyorum
ve içimde sessizce kırılan aynalar, mavi sürgünü
senden köz olsa taşırım içimde sızlanmadan diyorum.
Alev alev yanan limanlara gül kurusu bıraktım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!