Gönül deryasına dalıp gitmeyince,
İrfan bilinse, kâr etmez artık.
Sevda ateşinde yanıp tütmeyince,
Dumanı tütse, kâr etmez artık.
Bülbülün çilesi gülün nazıdır,
Sen kimsin dedi üstat, tarifi arif
Karınca dedim, kendim kararınca
Bahtiyar olurum menzile varıp
Taşırım yüklerimi sırtıma alınca.
Dedi hangi yükü çekersin, söyle
Nedense bilmiyorum,
Ne hikmetse birdenbire,
Buğulu pencerenin ardından,
Çıkageliyorsun usul usul.
Gözlerini gözlerime kilitleme,
Kasavetim
Mektubunda benden bir isteğin varmı diyorsun?
Var var hemde çok var kasavetim
O sımsıcak sarılmaları
Ara sıra darılmaları
Kayboluş
Kaç gece uykusuz sabahlar ettim,
Yalnızlık sensizliğe çare olmadı.
Gecenin zifirine daldım da gittim,
Nerde kaldın diye soran olmadı.
Yeter artık yüze vurma
Kaybettim ben o Savaş’ı
Dönüp dönüp başa sarma
Kaybettim ben o Savaş’ı
Göremedim gözden oldum
Uzak Horasan'dan geldi bir er,
Mahmut Veli aslı, canlar bilir,
Yetim büyüdü, yoksulu sever,
Ziyaretimizi kabul et Keçeci Baba.
ER MEYDANININ YALNIZ ÇINARI: KASIM PEHLİVAN
Erbaa’nın koynunda bir dev uyandı,
Meşe ağaçları sarsıldı, yandı.
Kasım’ın gücüne kayalar kandı,
Dağların aslanı, erdi bu yiğit.
KENDİ GÜNEŞİN (Gölgeye Sığınma)
Başka bir ağacın gölgesine bak,
Sığınıp durursan dalın mı olur?
Kendi ocağında bir ateşi yak,
Yabancı ellerde külün mü olur?
KENDİNİ BİLMEK
Hakikat yolunda özünü bulmak,
Kendi içindeki zinciri yolmak,
Nefsin kirlerinden arınıp dolmak,
Erdem hırkasını giyene mahsus.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!