Zamanın önüne geçip duramadım
Neler dediler toz konduramadım
Aradım taradım izini bulduramadım
Hangi yöne gittin gönül sözlüm
Hangi diyara gittin mavi gözlüm
Mazideki Sevda:
Bizim devrimizde mağrurdu yıllar
Tozlu yollar vardı, çamurdan beller
Sevda denilen o uzak ihtimaller
Vefanın, cefanın hatırı vardı
Medet huzurunda hor görme beni
Sabahın seherinde yüzüm yerdedir,
Gönül kapın bana yolda rehberdir,
Aşkın deryasında yolum ser’dendir
Medet huzurunda hor görme beni.
Mehmet Yeşil Yeşil'e: Yeşil'in Farkı
Er meydanlarında nice yiğitler boy gösterir,
Kimi gelir geçer, kimi bir anlık şimşek kesilir,
Ama senin duruşun, bambaşka bir resim serer,
Mehmet Yeşil Yeşil, er meydanının en has incisi eser
Muhammed ilimdir, Ali’dir kapı
Bu kutsal yapının sarsılmaz çapı
Hasan ile Hüseyin, canın tek yapı
Merdanım bize meydan har etme
Zeynel’in sabrıyla piştik bu yolda
MERTÇE BİR SAVAŞ
İntiharın kenarında geziniyorum, dalaşma bana,
Adamakıllı bir bela istiyorsan, kıvırtmadan gel!
Kavganın alası, mertçe vuruşmaktır bu yolda;
Yaşamın manası, uğruna savaşmaktır, bunu bil.
Bir zulüm düşün ki, seni beyninden vuran,
Mertçe Meydan Okuyuş
Yaşım kemal erdi artık susamam
Haram yemedim ki kusup pusamam
Sizin pazarınızda bir an duramam
Kapı kapı gezer üzerim sizi.
MEYDAN :
Bilgi pınarına gönülden eğildim,
Eğitim gücüyle ilme değindim.
Kör nefsi terbiye ettikçe sevindim,
Gerçeğin yoluna o an yaklaştım.
Meydan-ı Arş
Ali şahım On İki İmam rehberim,
Bektaşi Velî’yle doldu defterim.
Aşkın nârı ile yandı cevherim,
Darı çeçi üstü, Hünkâr’ı gördüm.
İkrar olur canlar, bilgelik yolu,
Bilimle yürürüz, erdemle dolu,
Işığa uzanır insanın kolu,
Öğreti yeridir erkan meydanı.
Mürşidimizdir, postun sahibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!