📜 Bak Babacan!
Yirmi yıl gurbetin kahrını süzdüm,
İstanbul’da koca bir ömrü ezdim.
Betonun içinde şaşırdım, gezdim,
Döndüm Çengelkayı’na, bak babacan!
📝 Baba Öğüdü
Bir gün babam ile dertleşiyorduk,
Dedim, "Sen beni hiç anlamıyorsun,"
Her sözünde hep geçmişten dem vuruyorsun,
"Zamanla beni anlarsın," dedi.
Ben bu hapishaneye nasıl girdimse
Firarda etsem ordan çıkamıyorum
Gözlerin gözlerimi neyle çektiyse
Başka hiç bir yüze bakamıyorum
Banane dersen çekerim bir zaman
VAKAR HIRKASI (Gönül Zenginliği)
Dünyanın mülküne sakın aldanma,
Süleyman’a kalmayan yerdir bu dünya.
Hırsın ateşiyle kavrulup yanma,
Sonu bir nefeslik kârdır bu dünya.
BAKİYE
Geldin, gözümdeki gölgeni kendin sandın.
Bir yabancıya takılıp, bana olan borcunu unuttu saydın.
"Ben olmasam," dedin;
Oysa sen varken ben yoktum, sen gidince her cümlede çoktum.
Göklerden aşağı süzülüp aktım
Zulmün bendini de kökünden yıktım
Mürşitten aldım da bir nişan taktım
Karanlık dağıtan Kızıl Deli’yim
Kılıcım söylenir dilden de keskin
⭐️ Var Etti Cümleyi Öyle Sultanım ⭐️
Meclisi elest’ de zuhura durdu
Ruhu bedene o zaman koydu
Ahdı nefesini insanda buldu
Var etti cümleyi öyle sultanım
Gidin Başımızdan Gidin
Yeter kızdırmayın bu eşsiz milleti
Tasınızı tarağınızı toplayın da gidin
Zekeriye Öz’e benzeyen nursuz illeti
Yakamıza yapıştı ötsün de gidin
Bekliyorum,
Sonsuz vaktin var bende;
Ama sen yine de ben hala
Nefes alabiliyorken gel.
Hak kapısı açılır her bir dilde,
Aşkın deryasına daldım da geldim.
Pirin nefesi var esen bu yelde,
Bektaşi Veli’nin soyundan geldim.
Hasan Hüseyin’dir gözümün nuru,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!