Medet mürvvet deyip düştük kapıya,
Ali’nin aşkıyla erdik yapıya,
Hasan’la Hüseyin, nurlu simaya,
Döndürüp döndürüp çevirme bizi
Zeynel Abidin’dir derdimin dermanı,
Ben sana Mecnun'dum,
Sen bana Leyla.
Sen yangındın, ben de derya. Islatmak ne haddime;
Aşk denen o yolda,
Ben Müjgan, sen Hakan;
Duman gibi olsa diyorum
Bütün sevinçlerim
Üflesem gitse sevdiklerimin üstüne
Bir nefes çekseler hani
Ayaklarını yerden kessem
Dünya : Ali
Dünya bir sudur ki kokusu Ali,
Boğazda takılan lokması Ali,
Vakitsiz meyvenin hüsranı Ali,
Tohumu zamansız ekemez Ali.
Konuşunca mangalda kül bırakmazlar,
Kibrit olsa cürümü kadar ateş yakmazlar.
Kahvede yancıdır, elini cebine atmazlar,
Dünya malına tamah edenler.
Canı yansa kıyameti koparır,
Durdum da Durdum
Gönlümün yaylası kapandı kışa,
Bir feryat mühürledim, sustum da durdum.
Akıp giden ömrü bir yoldaşa,
DURDURUN DÜNYAYI
Durdurun dünyayı sağda inecek var
Sualim sormadan hazır bilecek var
Kavgada olsam ardımıza sinecek var
Yürü be Hızır paşa dağladın bizi
💔 Düşme Dedim
Düşme dedim, düşme dedim,
Gönül şu sevdaya düşme dedim.
Hayırsız heder eder gençliğini,
Meyhane köşelerinde içme dedim.
Duyuyor Musun?
Gönlümün kapısı senle açıldı,
Ruhuma sükûnet senden saçıldı.
Aşkın şerbetinden meyler içildi,
Seviyorum seni, duyuyor musun?
Ebedi İhtiyaç
Bana öyle bir yalan ver ki, kök salsın varlığıma,
Damarlarımdaki kan gibi aksın, durmadan, dinlenmeden.
Her sabah uyandığımda, ilk gördüğüm ışık o olsun,
Unutayım geçmişi, geleceği; sadece o anı bileyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!