Kahrımdan Ölürüm Bak
Ben nefesine bile bu kadar muhtaçken,
Hangi karanlığın koynunda saklıyorsun gölgeni?
Söyle sevgili; kimin nefesi dokunuyor tenine de
Bir başkasının ritmiyle çarpıyor o mağrur kalbin?
Ey korkutucuların en yücesi furkan
Senden zerre i miskal kadar korkuyorsam kahr olayım
Sen değilmisin verdiğin cana aşk ı tatdıran
Sen değilmisin tatdırdığın aşk uğruna aşığını ağlatan
Bi çare değilim huzurunda dim dik ayaktayım
Ve avazım çıktığınca sana haykırıyorum
intiharın kenarında geziniyorum dalaşma bana
adamakıllı bir bela istiyorsan kıvırtmadan gel
kavğanın alası mertce vuruşmaktır
yaşamın manası uğruna savaşmaktır
bir zulüm düşün ki seni beyninden vuran
Ah yürek sızım,boğazımda düğümlenen sevdam,kirpiklerinden dökülen damlam
Belimi büken saçımı döken efkârım
Sebebimin nedenimsin evvelimsin ahirimsin
Gülüşün ömüre bedel
Yokluğun hüzün ve keder
Sarılsan boynuma
Yavuz ile İsmail’den kalma bu yara,
Kardeşi kardeşe kırdırdılar ara,
Çaldıran'da barutla serdiler yere,
Tarihten ders almaz cahilsin dürzü.
İran'ın füzeleri vursun o şerri,
İrfan-ı Aşk
Gel, Dergâhın sırrını yalanla bölme,
Yolda kalanı geri çevirip yorma.
Canı kurban etme, sakın ziyan kılma,
Aşkın sırrını yine Ali'ye söyle,
İrfan Sofrası
Arap'ın dilini Hak yolu sanma,
Akıl olmayınca yolun kör olur.
Cahilin narında sakın ha yanma,
İlimden sapanın sonu zor olur.
IRMAĞA ÇİMMİYE GEDEK
Hadi lan çağalar, ırmağa gedek,
Donsuz girmek yoh, bah donumuz geyek.
Çiyanı görüseniz köprüye sinek,
Hadi lan ırmağa çimmiye gedek.
İSTANBULLU OLDU
Gurbetin çarkına kapıldı canlar,
Giden gelmez geri, yolcu oldu.
Toprağı unuttu beyler, hanımlar,
Karaibrahim'in pulu oldu,
Bizim köy topyekün İstanbullu oldu.
İSYANA CEVABIN SESİ
Var git er, var git ki sesin sedasın
Hakikatten inen bir nur, bir yasın.
Külünden doğan Anka'nın nidası
Ne hoş geldin ey sır, ne yoldan geldin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!