Nasıl bir yalnızlık bu,
kasıp kavuruyor.
Şakası yok aşkın,
kırıp geçiriyor.
Nasıl bir sensizlik bu,
kanım çekiliyor.
Gülmekte var,
ağlamakta,
yüreği dağlamakta…
Baharda var,
sonbaharda
Gül kokuludur baharlar,
Koklamasını bilene,
Şen şakraktır dünya,
Yaşamasını bilene…
Bahardır hep yaşam,
Kuşlar uçuyor üstadım kuşlar,
Ayrılmışlar sürüden.
Kış da gelmek üzere,
Öyle yurtsuz,
Öyle yuvasız,
Nafile yorgun kanat çırpışları...
Dolar taşar kabına sığmaz,
Terk eder su kabını,
Hapis olmaz, artık dönüşü yoktur…
Vakti gelir ya koparılır ya solar,
Dalından düşer gül,
Ama her bahar yeniden açar…
Ne berbattır...
Ne berbat bir kıştır insanın yüreği,
Baharı görüp çiçek açmayan,
Yazı yaşamayan,
Ayazı bol olan,
Dil ne bilirdi sevdayı,
Yürek olmasaydı.
Göz ne bilirdi güzeli,
Gönül sevmeseydi…
Şiir ne bilirdi aşkı,
Ne çare...
Astarı yok ki yüzünün,
Tükürsen ne çare.
Çemberi var ya feleğin,
Geçmemiş biçare...
Ne çıkar meylerle içmiş olsam,
sarhoş olup sessizce naralar atsam,
kem sözü yüreğimde yurt edindirmiyorsam.
Ne çıkar aklımdan geçeni söylüyorsam,
içimden sessizce hinlik düşünmüyorsam,
Ne demeye sever insan,
sabahı, akşamı ayırt ederken,
yazı, kışı gönlünce yaşarken,
aldığı nefesin tadına varırken,
ne demeye yanar insan, ne demeye…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!