Kış mı gelip çattı bu bahar gününde,
Bembeyaz da değil ortalık,
Oluklardan buzlar da sarkmamış,
Yokluğun mu yoksa üşüten…
Yapraklar da sararmamış, düşüyor dalından,
Unutulur…
Hayat unutur belki,
Şu caddeler sokaklar,
Bu hatıralar.
Şu gökyüzü,
Morfin yutmuş gibisin umursamaz olmuşsun yar,
Çiftetelli oynarsın sanki düğün var,
Dalmışsın eğlenceye sanki âlem var,
Uyan kardeşim uyan vatandan kıymetli sevdan mı var…
Alışmış gibisin sanki her şey rutin,
Taş değmeye görsün sana,
kimse, kimse aldırmaz.
Acını kimse duymaz,
senden başkası geçmiş olsun demez…
Kurşun değmeye görsün sana,
Yanında aşk var,
Uzağında özlem,
Uzağında hüzün…
Yanında umut var,
Uzağında eza,
Sessizliği seç.
Bir deniz kenarı,
Ya da bir dağ başı,
Sakin bir hayat yaşa,
Ne radyo, ne televizyon
Ne de elektrik,
Satılmış gibi sokaklar,
sarmıyor dostça.
Sıkılmış gibi gece lambası,
şavkı vurmuyor pencereye.
Yıldızlar, yıldızlar çok uzak,
inmiyor yürekteki karanlığa..
Hiçbir şey uzun sürmüyor,
Sevinçler,
Hüzünler,
Ve yaşam dahi...
Hiçbir şey uzak değil
Uzak duruyorum
Uzak duruyorum artık kendimden,
Sığ sularda geziyorum…
Terk ediyorum artık kendimi,
Boğulmuyorum derin okyanuslarda…
Uzaklar diye bir yer var,
kara değil, deniz değil.
Ölçüsü yok,
gidilesi yok…
Uzaklar diye bir yer var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!