Nerede olursa olsun eğer demokratik bir politika yapmak niyeti taşıyorsa bir insan ya da bir topluluk, bunu halka rağmen yapmaya kalkıştı mı başarı şansı asla bulamaz.
Söylemlerinden dolayı bir zaman için görece bir başarı elde edebilir belki ama son tahlilde geleceği yer başarısızlık ve hüsrandır.
Halka rağmen halk için hiçbir şey yapılamaz.
İnsanın karakterini daha bebekliğinden itibaren elde etmiş olduğu alışkanlıkları oluşturur ve bu karakter hayatı boyunca kendisiyle birlikte yaşar.
Kişiliğin alt yapısının temelleri ebeveynler tarafından doğru atılamamışsa eğer, onu sonradan değiştirmeye kalkışmak çok müşkül bir iştir.
Üstelik de bunu gerçekleştirmek her babayiğidin harcı değildir.
İnsanın karakterini daha bebekliğinden itibaren elde etmiş olduğu alışkanlıkları oluşturur ve bu karakter hayatı boyunca kendisiyle birlikte yaşar.
Kişiliğin alt yapısının temelleri ebeveynler tarafından doğru atılamamışsa eğer, onu sonradan değiştirmeye kalkışmak çok müşkül bir iştir.
Üstelik de bunu gerçekleştirmek her babayiğidin harcı değildir.
İşin içine yarışmak girdiğinde rekabet başlar.
Rekabet ister istemez kazanmak isteğini körükler ki eğer bu istek doğru bir biçimde kontrol edilemezse bu rekabet yerini savaşa bırakır.
Her savaşın en temel nedeni “Her şeye sadece ben sahip olmalıyım,” mantığının ortaya çıkartmış olduğu tatminsizlik duygusunun ateşlediği hırstır; mutsuzluğun kaynağı.
Varlığı ve var olanı yoktan var eden bir Yaratıcı’nın olduğuna iman etmiş birisinden yaratılmış olan her şeyin olduğu gibi, bahşedilmiş hayatın da bir sonunun olduğu bilincini taşıyor olması beklenir.
İnsan eğer bunu idrak etmemişse ya da idrak etmesine rağmen inkâra kalkışmışsa ve yahut hafife almışsa o kaçınılmaz son geldiğinde itiraf ettiği pişmanlığın hiçbir değeri olmayacağı aşikârdır.
"Hakkı sen aşure nasıl yapılır bilir misin? " diye sordu yemeni ustası, aşure yapan kadınları izlerken yanındaki delikanlıya.
"Hayır," dedi delikanlı. "Bilmiyorum ama anam çok güzel yapar aşureyi."
"Bak ben sana anlatayım Hakkı, aşurenin nasıl yapıldığını" dedi yemenici. "Aşurenin içine bilindiği gibi pek çok malzeme katılır. Ama bu malzemeler bir araya getirilmeden önce her birisi kendi başına pişirilir.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Kadir Gecesi münasebetiyle Ayasofya'da dini bir etkinlik düzenlemesi ve sabah ezanı okutması Yunanistan'ı çok rahatsız etmiş.
Bildiğimiz gibi Ayasofya İstanbul'un fethinin en büyük ganimeti olarak camiye çevrilmiş bir kilisedir. Yüzyıllarca fethin simgesi olarak cami görevi ifa etmiş cumhuriyetle birlikte bir hükümet kararnamesiyle müze haline getirilerek bu özelliği elinden alınmıştır.
O günkü hükümetin niçin bu şekilde bir karar verdiği konusu ayrı bir tartışma konusudur ama son yıllarda Ayasofya'nın yeniden cami olarak hizmet vermesi yönünde halkta bir beklenti oluşması ve bazı hareketlerin bu beklentiyi beslemesi başta Yunanistan olmak üzere Hıristiyan batı dünyasını tedirgin ediyor.
- Ateizmi bilinçli olarak mı seçtin?
- Nasıl yani?
-Demek istiyorum ki ateist olmana sebep olan şey neydi? Belli bir araştırmanın sonucunda mı ateist oldun.
her mevsim güzeldir
bahar hepsinden güzel
üşüyen yüreklere sıcacık umuttur bahar
güneş bir görünür bir kaybolur
o görünür ben ısınırım
o kaybolur buz gibiyim soğurum
ve bulutlar çöker üstüme
umutlarımı söndürür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!