akşam olur gün batar
suya iner martılar
derken güneş salkım saçak beklemede
bulutlar kaybolur gözden
yıldızlar görünmeye başlar yeniden
ay sıraya girmiş sabırsız
Şefaat ya Resul - Allah! Sen bize şahitlik etmezsen o zor günde bizim yüzümüze kim bakar? Rabbimiz senin şefaatinle bize nazar edecek. O gün, tüm yaratılmışların herc-ü merc olduğu o korkutucu gün, sen bize sahip çıkmazsan ne olur bizim halimiz?
Ey Rabbimin (c.c.) habibi sevgili peygamberim, sen ümmetini zaten yalnız bırakmayacağını bize söylemiştin. İşte biz şimdi bu umudu yüreğimizde ve beynimizde büyüte büyüte sana ve Rabbimize kavuşacağımız o günden ümitliyiz. Rabbimizin izniyle bizi yalnız bırakmayacağını biliyoruz.
Ey Allah’ın en sevgili kulu; kul Peygamber (essalât-u vesselam) bu dünyayı şereflendirdiğin gün bizim en güzel günümüzdür. Bir güneş gibi doğdun karanlık bir cehaletin hâkim olduğu bu yaşlı ve günahkâr dünyanın üzerine. Senin gelişinle umutsuzluğumuz umuda, üzüntülerimiz sevince döndü. Selamların en güzeliyle sesleniyoruz sana Esselamualeykûm ya Resul - Allah… Şeref verdin, hoş geldin!
Bu gün 18 Mart. Tarihin daha önce hiç görmediği bir kahramanlık ve fedakârlık destanının yazıldığı günün, bu destanı yazanların bize canları pahasına hediye ettikleri zaferin, ”Çanakkale Geçilmez” haykırışının yedi düvel ordularının suratında patladığı o muhteşem şamarın atılışının yıl dönümü.
Bu mübarek milletin has evlatlarının civanmertlerinin, annelerin ciğerparelerinin vatan için gözlerini dahi kırpmadan tereddütsüz göğsünü siper ederek ölümlerin en güzelini tattığı, makamların en yücesini kazandığı o zaferlerin şahikasının, Çanakkale Zaferi’nin ve aynı zamanda gelmiş geçmiş bütün şehitlerimize ithaf edilmiş olan günün,"Şehitler Günü" nün yıldönümü. Zaferimiz kutlu olsun.
Dün Çanakkale’de, İnönü’nde, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Kore’de, Kıbrıs’ta bugün Güneydoğu’da bu vatan uğruna gencecik yüreklerini ortaya koyarak şahadet şerbetini içen asil milletimizin bu güzide evlatlarına Allah’tan (c.c.) rahmet diliyorum. Rabbim bu vatan için en değerli şeyini; hayatını feda eden kahramanlarımızın mekânlarını Cennet eder inşallah
seni düşünürken
bir sıcaklık dolar içime
ve
senin dönüşünle
yalnızlığımı ipe çekerim
gel
siyah gözlerimde yağmurlar yağıyor
ve şimşekler çakıyor yakıyor
durduramıyorum
yargılamalarım hep kendimle ilgili
merhametimse senin peşinde
bir gün sen de ölürsün söğüt
ne çabuk geçti zaman
seni diktiğim gün dün gibi hatırımda
şimdi boş verelim bunları
yayılmana bak salkım saçak
gün olur bir nehir gibi akar giderim
tutamaz beni ne bentler, ne barajlar.
ardımda hoş bir sâda kalmışsa yeter
bir gülümseme dudaklarda
gerisi boş gerisi hikâye
onlardan da bana ne
gün batar akşam olur
akşam olur susarım
susarım konuşsam ne
konuşsam ne kime ne
kalbim buz gibi oldu rüzgâlarla beraber
her şey tükenmiş bitmiş boşa yaşandı yıllar
ne sonsu hayallerim vardı ne de sonsuz umutlar
hepsi boş her şey yalan bitti tükendi yollar
gün olur bir nehir gibi akar giderim
gürül gürül
tutamaz beni ne bentler, ne barajlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!