Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Recep Akıl

Ülkemizde işçinin gerçek anlamda hakkını arayan, savunan tek bir sendika yok. Oysa üç tane işçi konfederasyonu var ve bunlar bünyelerinde onlarca sendikayı barındırıyorlar.

Bu sendikaların bütün dertleri ellerinde kalan işçilere günü geldiğinde toplu sözleşmeler yapıp zam alabilmek. Başka hiç bir dertleri yok.

Ülkede giderek bir sendikasızlaştırma var meselâ. Çıkıp bir tanesi bile bu konuda ciddi bir itiraz seslendirmiyor. Bu ülkede hangi işçinin iş güvenliği var? Hiç birisinin… Sendikasızları bir kenara bırakalım, sendikalıların bile böyle bir güvencesi yok. İşveren sorgusuz sualsiz işten dilediği kadar işçi çıkartıyor. Tek laf ettikleri yok bu işçi konfederasyonlarının.

Devamını Oku
Recep Akıl

Temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp milletin önüne koyulan bir başka propaganda da "Ak Parti hükümeti eğer barışçı bir politika izlemiş olsaydı bölgede durumumuz böyle sıkıntılı olmazdı," teranesi.

Evet, tabi öyle olurdu. Eğer "Yurtta sulh, cihanda sulh,” mantığıyla bu ülke yönetilmiş olsaydı ABD Saddam'ın yönetimindeki Irak'a saldırmazdı. Irak'ı yönetenlerin mezhepçiliği sebebiyle ortaya bir DAEŞ çıkmazdı. Suriye'de Beşşar Esed kendi halkını katletmez yüz binlerce Suriyeli sınırlarımıza dayanmazdı.

Bu pilavcılara göre yapmamız gereken şey çevremizde bunca sıkıntı baş gösterirken ve ülkemiz üzerinde bir sürü oyun oynanırken hiç bir şey yapmadan, hiç bir şeye karışmadan kendi içimize kapanıp "Yurtta sulh cihanda sulh," diyerek evimizin önüne kadar gelmiş ve artık bizi de yakmaya başlayacak olan yangını seyretmek suretiyle barış içinde yanmayı yok olmayı beklemeliyiz.

Devamını Oku
Recep Akıl


Sözü baştan söylemek meramımı anlatma konusunda yol gösterici oluyor. Bu sebepten öyle yapacağım.

Demem o ki kesintili bile olsa 12 yıl zorunlu eğitim toplumun temellerine koyulmuş bir bombadır. Hiç zaman kaybetmeden zorunlu eğitim 5 yılla sınırlandırılmalıdır.

Deniyor ki "Meslek Liseleri Sanat Liseleri ismiyle yeniden düzenlenerek daha etkin hale getirilip gençler bu liselere yönlendirilecek."

Devamını Oku
Recep Akıl

İstanbul Erkek Lisesi'nde öğrenciler mezuniyet töreninde konuşma yapan okul müdürüne arkalarını dönmüş.

Bu okul MEB'e bağlı bir devlet lisesi.

Lâkin bu eğitim kurumunun lise eğitimi yapan diğer liselerden bir farkı var.

Devamını Oku
Recep Akıl

Mankurt, günümüzde sosyal kimlik değiştirmek suretiyle, yaşadığı topluma yabancılaşmayı ifade etmek için kullanılan bir terimdir.

Türk, Altay ve Kırgız efsanelerinde bahsedilen, bilinçsiz kölelere verilen bir isimdir. Kökeni Orta Asya'ya dayanmaktadır.

Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un ‘Gün Olur Asra Bedel’ isimli romanında anlattığı hüzünlü bir hikâyeyle bilgi dağarcığımıza girerek günlük kullanımımıza katılmıştır.

Devamını Oku
Recep Akıl

Yerli olmak deyiminin insanda çağrıştırdığı şey bir şeyin bir yerde kök salmış olması demektir. Bu deyim aynı zamanda kadim zamanlardan bu yana bir yerde eğleşmek, orada bulunmak anlamını da taşır.

Bu durum tabi ki sadece insan için geçerli değildir tabiatta var olan pek çok canlı varlık için de aynı şeyi söylemek mümkündür.

Diğer canlıları şimdilik bir kenara koyup insan dönecek olursak eğer biliyoruz ki dünya var olduğu günden beri nasıl ki her tarafında insanlar yaşamışlarsa ve halen yaşıyorlarsa Anadolu topraklarında da durum aynıdır. Bin yıllardır bu topraklar pek çok millete yurt olmuştur.

Devamını Oku
Recep Akıl

Varsayalım ki başaramadık. Ne kaybederiz? Evet, zaman kaybederiz. İyi de başarıp başaramayacağımızı nasıl anlayacağız?

Denemeden bilemezsin. "Denedin yenildin, olsun gene dene gene yenil, daha iyi yenil" diyen Samuel Beckett ne kadar haklı.

Hiç bir başarı bugünden yarına olmuyor. Her başarılı girişimin ardında ne büyük başarısızlıklar var, bir bilsek.

Devamını Oku
Recep Akıl


Dünya insana hiç de küçük değildir aslında, yeter ki yetinmeyi, kanaat etmeyi bilsin.

'Dünya insana küçük geliyor,' düşüncesiyle hareket eden birisi elbette ondan daha fazla pay kapmak uğruna eline geçirmiş olduğu fırsatları haksızlık yapmak için kullanır.

Ve fakat “Bu dünya herkese yeter,” diye düşünen biri ise elindeki imkânları paylaşarak dünyayı daha bir yaşanılacak yere çevirmeyi başarır.

Devamını Oku
Recep Akıl

“İyot nedir dede? ” Diye sordum

“Ne iyotu oğlum, o da nereden çıktı? ” dedi dedem.

“Dışarıda adamın biri ‘İyyooot’ diye bağırıyor ya,” dedim.

Devamını Oku
Recep Akıl

bırakıp gittiğin gün öldüm
sonra kendimi kendim gömdüm
öldüm ve gömdüm sonrası yok
yalan yok bir hiç oldum bilen yok

Devamını Oku