Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Recep Akıl

HASAN EL BENNA: MISIRLI SİYASİ VE DİNİ LİDER. MISIR’DA 1928’DEN BU YANA SİYASİ MÜCADELE VEREN MÜSLÜMAN KARDEŞLER (İHVANİ MÜSLİMİN) ADLI TEŞKİLATIN KURUCUSU.

Hasan El Benna 12 Ekim 1906’da İskenderiye’de dünyaya geldi. Eğitiminden sonra 1927'de Arapça öğretmeni olarak Süveyş Kanalı yakınlarında bulunan İsmailiye'de bir ilkokula atandı.

İngilizlerin ülkedeki ekonomik ve askeri varlığı açısından büyük önem taşıyan bu kentte, Müslümanları derinden sarsan olaylara şahit oldu. Mart 1928'de bir İngiliz kampında çalışan altı kişiyle birlikte İslam’ın ilkelerine geri dönüşü amaçlayan Müslüman Kardeşler'i kurdu. 1930'larda kendi isteğiyle Kahire'deki bir okula tayin edildi.

Devamını Oku
Recep Akıl

Osmanlı İmparatorluğu’nun temelindeki maneviyat harcının atası Şeyh Edebali 1206 yılında Konya Karaman’da dünyaya geldi. İlk eğitimini burada aldıktan sonra Şam’a giderek Tefsir, hadis, tasavvuf ve özellikle de İslam Hukuku’nda uzmanlaştı. Dönemim büyük Âlim ve mutasavvıflarından Mevlana Celâleddin Rumi ve Hacı Bektaş Veli’nin sohbetlerinde bulunup bunlardan feyz aldı.

Döneminin büyük âlim ve mutasavvıflarından birisi olan Şeyh Edebali, hayatını Eskişehir yakınlarında “İtburnu” adıyla bilinen köyde kurmuş olduğu zaviyede talebeler yetiştirip, halkı aydınlatmaya vakfetti. Yeseviliğin Anadolu’daki temsilcilerinden birisiydi. Anadolu esnaf ve zanaatkârlarının birliği olarak bilinen Ahilik Teşkilatı’nın şeyhiydi. Onun vefatından sonra bu şeyhliğin kime geçtiği bilinmemektedir. Ancak Daha sonraları Ahilik Şeyhliği’nin l. Murat Han’a intikal ettiği bilinmektedir.

Şeyh Edebali İslam Hukuku’nda uzman olması münasebetiyle Osman Bey’in ve ondan sonra beylik görevini üstlenmiş olan Orhan Bey’e hukuki konularla ilgili olarak bir tür danışmanlık görevi üstlenmiş, yeni kurulmuş olan devlete bu yönde destek olup yön vermiştir.

Devamını Oku
Recep Akıl

Ahmed Sihrindi, daha çok bilinen adıyla İmam-ı Rabbani ya da İmam-ı Rabbani el- Faruki el Serhendi… İslam âlimi ve müceddidi… Tasavvuf önderi…

1564 yılında o zamanlar Babür İmparatorluğu’nun egemenliği altında bulunan Hindistan’ın Serhend şehrinde doğan İmam-ı Rabbani İslam’ın 4 büyük halifesinden ikincisi olan Hz. Ömer bin Hattab’ın soyundan gelmektedir. Nakşibendî tarikatının Müceddidiyye koluna mensup olmakla birlikte Kadiriyye, Çeştiyye tarikatlarınca da saygın bir yere sahiptir.

Ariflerin ışığı, velilerin önderi, İslam’ın bekçisi ve Müslümanların baş tacı İmam-ı Rabbani Hazretleri, İslam âlemi tarafından ikinci bin yılın müceddidi (müceddidi-i elf-i sâni) ve müçtehidi olarak kabul görmüştür.

Devamını Oku
Recep Akıl

PORTRELER 18 -> NALINCI BABA* HAZRETLERİ

Sultan III. Murad Han bir gece garip bir rüya görür. Görmüş olduğu bu rüyanın tesiriyle mahzunlaşır içine kapanır. Neden sonra kalkıp tebdili kıyafet giyinerek Veziriazam Siyavuş Paşa’yı da yanına alarak saraydan ayrılır ve düşer yola. Yürüyüşündeki kararlılıktan da anlaşılacağı gibi nereye gittiğini bilerek yol almaktadır.

Bir süre sonra Beyazıt’a gelirler. Oradan da Vefa tarafına dönerek Unkapanı’ndan Zeyrek’e ulaşırlar. Zeyrek civarlarına geldiklerinde Sultan lll Murat Han adımlarını yavaşlatır ve çevresini dikkatlice inceleyerek yürümesini sürdür. Derken küçük bir meydana çıkarlar. Meydanda bir kalabalık vardır. Aradığı bir şeyi bulmuş gibi kalabalığa doğru yönelen Sultan yerde kalabalığın çevrelediği bir cesedin yattığını görür.

Devamını Oku
Recep Akıl

Hamza bin Abdülmuttalib peygamberimiz efendimiz aleyhisselâtu vesselamın amcası ve aynı zamanda sütkardeşidir. İlk Müslümanlardandır. Künyesi Ebu Ammare’dir. “Esedullah” (Allah’ın aslanı) olarak da bilinir. Annesi Hale Efendimiz aleyhisselâmın sevgili annesi Hz. Âmine validemizin amcasının kızıdır. Hz. Peygamberimizden 4 yaş büyüktür. Hicretten yedi yıl önce 615’te Müslüman oldu.

Hz. Peygamberimize tebliğ görevi verilmesinin ardından efendimiz aleyhisselâm bu işe ilk olarak en yakınlarından başlamıştı. Fakat Hz. Hamza Efendimizin bu tebliğine önceleri olumlu bir cevap vermemişti. İyi bir avcı olan Hz. Hamza yine bir av dönüşü Rasulullah’ın Ebu Cehil’in hakaretlerine maruz kaldığını duyunca Ebu Cehil’i bulup yaraladı ve orada her kesin içinde kendisinin de artık Müslüman olduğunu söyledi.

Bu yaralama olayı sırasında Hz. Hamza orada bütün Mekkelilere meydan okumuş, bu meydan okumaya hiç kimse karşılık verememişti. Hz. Hamza’nın bu cevvalliği ve güçlü duruşu, üstüne üstlük bir de Müslüman olduğunu söylemesi zaten bir avuç Müslüman’a büyük moral olmuş, müşriklerin de gözünü korkutmuştu.

Devamını Oku
Recep Akıl

Matematik, fizik, mühendislik ve astronomide çağının en önemli alimlerinin başında gelen ve dahi fiziksel optik, meteorolojik optik, katoptrik, diyoptrik, yakıcı aynalar, gözün fizyolojisi ve algısal psikoloji alanlarında da araştırmalar yapmış batılıların ‘Alhazen’ olarak bildikleri İbn-i Heysem 965 yılında Basra'da doğdu. Tam ismi Ebū Alī el-Ḥasan ibn el-Ḥasan ibn el-Heysem’dir.


Öğrenimine Basra'da başladı. Zamanının yüksek din ve fen ilimlerini de burada öğrendi. Tahsilinin tamamladıktan sonra, Bağdat'a giderek özellikle; matematik, fizik, mühendislik,
astronomi, metalürji gibi pozitif bilimleri de öğrenip, şöhrete kavuştu.

Devamını Oku
Recep Akıl

İmam-ı Gazâlî 1058 yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlköğrenimini Tus’ta Ahmet bin Muhammed er-Razikânî’den almıştır. Sonra Cürcan'a giderek orada mukim İmam Ebu Nasr el-İsmaili'den ders aldıktan sonra 28 yaşına kadar Nişâbur Nizamiye Medresesi’nde öğrenimini sürdürdü.

Gazali itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise İmam-ı Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası ‘İmam-ı Harameyn’ lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gitti.

Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edildi. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı.

Devamını Oku
Recep Akıl

Tarihte bilinen ilk büyük Türk mutasavvıfıdır. Her ne kadar Ahmed Yesevi’nin tarihî şahsiyetine dair vesikalar az da olsa, mevcut olanları da menkıbelerle ve söylencelerle karışmış olduğu için bunlardan kesin ve sağlam bilgilere ulaşmak oldukça güç, hatta bazı hususlarda imkânsızdır.

Buna rağmen “hikmet”lerinden, onunla ilgili bazı tarihî kaynaklardan, menakıpnamelerden elde edilecek bilgiler ve çıkarılacak sonuçlar, menkıbevi de olsa, hayatı, şahsiyeti, eserleri ve tesiri hakkında yine de bir fikir vermektedir.

Ahmed Yesevi Batı Türkistan’daki Çimkent şehrinin Sayram kasabasında dünyaya geldi. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Yusuf el-Hemedânî’ye intisabı ve onun halifelerinden olması dikkate alınırsa eğer XI. yüzyılın ikinci yarısında dünyaya geldiğini söylemek mümkün olabilir.

Devamını Oku
Recep Akıl

Bütün insanlık tarihi boyunca tabutunu evinden mezarına kadar taşıma onurunu elde edebilmek için Müslümanların, Hıristiyanların, Yahudilerin ve Hinduların birbirleriyle tartışmaya giriştikleri kaç ’din adamı’ görülmüştür?

Ya da daha yakın çağların kültür arenasına bir göz attığımızda Ressam Hermenszoon ile düşünür Georg Wilhelm Friedrich Hegel’i, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile Amerikalı Film yönetmeni Oliver Ston’u, ya da Alman şairi Johan Volfgang von Goethe ile nev-age müziğinin usta isimlerinden besteci Vangelis’i neredeyse birbirine eş değer saygı sözcükleriyle kendisine hayran bırakabilen kaç isim gelip geçebildi bu âlemden?

İstisnasız her inanışın, her yönelişin mensuplarını böylesine tartışmasız bir biçimde çevresine toplayabilecek düzeyde güçlü bir ışık, yeryüzünde ’peygamberler çağı’ndan sonra yalnızca bir kez yandı. O da 13.yüzyılda Anadolu’nun kalbi sayılan Konya’da.

Devamını Oku
Recep Akıl

İkinci şiir kitabının ismi ve aynı zamanda en önemli şiirlerinden biri olan ‘Kaldırımlar’ la tanınan ve ‘Kaldırımlar Şairi’ lakabıyla anılan Necip Fazıl Kısakürek o günlerin aynı zamanda medya merkezi de olan Bab-ı Âli’nin önde gelen isimleri arasında ye almıştır

1934 yılında İslam âlimi Abdülhakim Arvasi ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve hayatını İslami bir çerçevede sürdürmeye başlamıştır.

1943- 1978 yılları arasında 512 sayı yayımlanan ‘Büyük Doğu’ dergisi yoluyla görüşlerini kamuoyuna taşımış olan Necip Fazıl Kısakürek aynı zamanda bu dergi sayesinde oluşan ‘Büyük Doğu Hareketi’ nin de lideri bir şair ve fikir adamıdır.

Devamını Oku