811-Harcanan emek asla kaybolmaz. Biz öyle zannetmesek de mutlaka bir yerlerde değer bulur.
812- Ne kadar usta olursan ol, öğrenecek bir şeyler vardır; öğrenmeyi kabullenirsen.
813- Zaman Allah’ın insanın tasarrufuna vermiş olduğu bir emanet ve bahşettiği bir hediyedir.
821- Kendini bilen Rabbini bilir. Rabbini bilen insan haddini de bilir.
822- Başkalarının ne yapıp yapmadıklarını konuşmaktansa kendimizin ne yapıp yapmadığımızı konuşmamız daha doğru bir davranış olur.
823- Unutma ki öleceksin. Bu dünyada ilelebet kalıcı değilsin.
831- Suçlamak problem üretmek demektir.
832- Kurmuş olduğumuz cümlelere davranışlarımızla bir değer kazandırırız.
833- Öğüt vererek değil, örnek olarak yol göster.
841- Büyük sorunlar küçük aksaklıkların görmezden gelinmesi sebebiyle ortaya çıkar.
842- Sahibi olduğumuzu sandığımız şeylerden kurtulduğumuz oranda özgürleşiriz.
843- Eğitim –öğretim değil- insanoğlunun önünü açıp onu değeli hale getirir.
851- Hırs insanı merhametsiz yapar, Merhamet duygusunu yitirmeye başlamış insan ise insan olma vasfını kaybeder.
852- İnsan sadece akılla hayatın anlamını kavrayamaz. Aklının yanına gönlünü ve muhakeme yeteneğini de koyması lâzım.
853- Doğru ve yerinde ve zamanında kullanılırsa eylemler kelimelerden daha yüksek ve daha öğretici konuşurlar.
861- Hayatını güzelleştirmek insanın kendi elindedir. Yeter ki o isteği, iradeyi ve cesareti gösterebilsin.
862- Soyutlamalar varsayımlara imkân hazırlar. Varsayımlar ise durağanlığı harekete geçirir.
863- Tercih edilmiş ve içselleştirilmiş bir yalnızlığın içinde yaşamak insanın ruhunu dinlendirip besler.
871- Önce kendimizi dinlemeliyiz. Kendisini dinlemeyen hiç kimseyi dinlemez.
872- Bakış açını değiştirirsen gördüklerin de değişir.
873- Aklından yüreğine ne düşmüşse, diline o gelir. İster söyle, ister sus. Sen bilirsin.
881- Başkasını küçümseyerek kendini yüceltemezsin.
882- İnsanın ilkeler çerçevesinde ölçüleri olmalıdır. Ölçüsüzlük yanlışlara, yanlışlar kargaşaya sebep olur. Kargaşanın olduğu yerde düzen ve asayiş olmaz.
883- Zorlamak, zorlanmaya sebep olur.
891- "Niyet hayır, akîbet hayır." denmiştir. O halde Cenab-ı Hakk'tan hayrı iste ki hayırlı olsun.
892- Kendi yerini en iyi sen bilirsin. Başkalarının değer biçmesi seni iyi ya da kötü yönde etkilemesin. Çünkü hüküm vermek gerektiğinde insanlar genellikle tarafsız olamazlar.
893- Örnekleri çoktur. Cenab-ı Rabbül Âlemin nasip etmişse en azılı ateiste bile hidayetini ulaştıracak bir vesileyi yaratır. Bunun tam tersi de mümkündür. İnsan kaderini kendi tayin eder. Ama o kader de kendiliğinden oluşmaz. Kişinin niyet ve davranışlarıyla ortaya çıkar.
901- Asla vazgeçmemelisin. İnanıyorsan, kendine güveniyorsan ve işine özen gösterip hakkını veriyorsan başarma şansın yüksektir.
902- Kanaat insan için ferahlama alanına çıkış kapısıdır. Çok zorlamak ve beklentileri yüksek tutmak bir tür engeldir. Bu yüzden insanın kanaatkâr olması onun huzur ve mutluluğu bulması için iyi bir yol olabilir.
903- İyi düşün iyi olsun. Ne istiyorsa insan onu bir gün bulur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!