Portreler 19 - Hazreti Hamza

Recep Akıl
741

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Portreler 19 - Hazreti Hamza

Hamza bin Abdülmuttalib peygamberimiz efendimiz aleyhisselâtu vesselamın amcası ve aynı zamanda sütkardeşidir. İlk Müslümanlardandır. Künyesi Ebu Ammare’dir. “Esedullah” (Allah’ın aslanı) olarak da bilinir. Annesi Hale Efendimiz aleyhisselâmın sevgili annesi Hz. Âmine validemizin amcasının kızıdır. Hz. Peygamberimizden 4 yaş büyüktür. Hicretten yedi yıl önce 615’te Müslüman oldu.

Hz. Peygamberimize tebliğ görevi verilmesinin ardından efendimiz aleyhisselâm bu işe ilk olarak en yakınlarından başlamıştı. Fakat Hz. Hamza Efendimizin bu tebliğine önceleri olumlu bir cevap vermemişti. İyi bir avcı olan Hz. Hamza yine bir av dönüşü Rasulullah’ın Ebu Cehil’in hakaretlerine maruz kaldığını duyunca Ebu Cehil’i bulup yaraladı ve orada her kesin içinde kendisinin de artık Müslüman olduğunu söyledi.

Bu yaralama olayı sırasında Hz. Hamza orada bütün Mekkelilere meydan okumuş, bu meydan okumaya hiç kimse karşılık verememişti. Hz. Hamza’nın bu cevvalliği ve güçlü duruşu, üstüne üstlük bir de Müslüman olduğunu söylemesi zaten bir avuç Müslüman’a büyük moral olmuş, müşriklerin de gözünü korkutmuştu.

Hz. Hamza’nın Müslüman olması Müslümanların sadece moralini güçlendirmemiş, maddi güçlerini de çoğaltmıştı. Hz. Hamza’nın muteber bir kabilenin mensubu olması ise işin bir başka boyutunu oluşturmaktaydı.

Müslümanların Mekke’den Medine’ye hicretlerinde Hz. Hamza da katıldı. Müslümanların Mekkeli müşriklerle Bedir’de yapmış olduğu savaşta Müslümanları savaş alanında efendimiz aleyhisselâmın izniyle o sevk ve idare etmişti. Bu savaşta savaştan önce adet olduğu üzere er dileme olayında müşriklerden Şeybe, Utbe ve Tuayma bin Adiyy’i öldürdü. Bedir Savaşının kazanılmasında büyük rol oynadı.

UHUD SAVAŞI:

Bedir muharebesinde Müslümanlar tarafından yenilgiye uğramış olan Mekkeli müşrikler bu yenilgiyi hazmetmekte zorlanıyorlardı. Müşrikler Bedir’de aldıkları yenilgiyle büyük bir itibar kaybetmişlerdi. Öte yandan daha dün yurtlarından sürmüş oldukları bu Müslümanlar bugün karşılarına kendilerini tehdit edebilecek bir güç olarak çıkmışlardı. Bu duruma bir önlem alınamazsa eğer giderek kendi varlıkları da tehlike altına girebilirdi.

İşte bu edişe ve düşüncelerle ve tabi eski itibarlarını yeniden elde edebilmek maksadıyla Bedir muharebesinden yaklaşık bir yıl sonra Mekkeli müşrikler yeni bir ordu oluşturup Medine üzerine gitmeye karar verdiler.

Sonunda 3000 kişilik bir ordu hazırlayıp Ebu Süfyan komutasına verdiler. Mekke'den yola çıkan Müşrik ordusu Medine’ye doğru yol almaya başladı. Ordunun içinde Ebu Süfyan'ın karısı Hind de olmak üzere 14 kadın bulunmaktaydı. Hind Bedir’de Hz. Hamza tarafından öldürülen babasının intikamını almak için sabırsızlanıyordu.

Bu arada Mekke’deki bu hazırlıkları Resûlullah aleyhisselâmın amcası Hz. Abbas bir mektupla yeğenine bildirdi. Bu haber üzerine Resûlullah aleyhisselâm ensar ve muhacirlerden oluşan bir meclis toplayarak bu konuyu görüştü. Bu görüşmelerden iki sonuç çıkmıştı.

1- Düşmanlar Uhud dağı eteklerinde karşılanacaktı.
2- Şehrin içinde savunma yapılacaktı.

Genç Müslümanların isteğiyle savaşın Uhud dağı eteklerinde yapılmasına karar verildi. Mekkeli müşrikler de Uhud’a ulaşmış karargâhlarını Uhud dağının Medine'ye bakan tarafına kurmuşlardı. Çünkü Kureyşliler Müslümanları yenerek, şehri yağmalama planları yapıyordu.

Müslüman ordusu da Uhud’a gelip savaş düzeni almıştı. Hz. Muhammed orduyu belli bir düzene göre yerleştirdi. Dağın sol tarafına elli kişilik bir okçu grubunu yerleştirip, düşman yense de, yenilse de yerlerinden ayrılmamalarını söyledi.

27 Mart 625 yılında vuruşmalar başladı. Savaşın ilk safhasında alınan tedbirler sebebiyle Müslümanlar savaşta üstün bir duruma geçtiler. Hatta öyle bir an gelmişti ki artık Mekkeliler yenilgiyi kabul edip savaş alanından bozgun şeklinde geri çekilmeye başlamışlardı.

Mekkelilerin kaçışını gören okçular bir anda yerlerini terk ettiler. Bunu fırsat bilen süvarilerin komutanı Halid Bin Velid bu tepeden geçerek, Müslümanları arkadan kuşattı. İki ateş arasında kalan Müslümanlarda panik baş gösterdi ve dağılma emareleri gösterdiler. Daha fazla zayiat vermemek için Resûlullah Müslümanlara dağa doğru çekilmelerini emretti.

Savaş alanında Kureyşlilerin komutanı Ebu Süfyan’ın karısı Hind’in kendisine vermiş olduğu özgürlük vaadi sebebiyle Habeşli köle Vahşi de bulunuyordu. Ama o sadece Savaş alanında Hz. Hamza’nın peşine düşmüştü.

Onun bütün amacı müthiş kullandığı o mızrağını Hamza’ya fırlatmak ve onu yere sermekti. Müslümanların düşmüş olduğu panik anında Vahşi bütün muharebe boyunca beklediği fırsatı buldu ve Hz. Hamza’nın bir anlık boşluğundan faydalanıp mızrağını fırlatarak göğsüne sapladı. Mızrağı göğsüne yiyen Hz. Hamza vurulduğu yere yıkılıp son nefesini verdi.

Müslümanlar bu savaşta 70 şehid vermişlerdi. Efendimiz Aleyhisselâtu vesselamın amcası Hz. Hamza da bu şehidlerin arasında bulunuyordu. Hz. Hamza’nın şehid olduğunu haber alan Hz. Resûlullah’ı büyük bir üzüntü kapladı.

Müşrik ordusu da kendisini daha fazla riske atmak istemediğinden savaş alanından çekildi. Çünkü kendileri de büyük bir zayiat vermişlerdi. Daha fazla direnemezlerdi. Savaş bitti. Müşrikler savaş alanından çekilince Medineli Müslümanlar geri dönüp şehidlerinin yanlarına geldiler.

Peygamber efendimiz, Hz. Hamza’nın mübarek cesedini görünce, dayanamayıp ağladı. Mübarek gözlerinden yaşlar akarak “Ben, şu şehidlerin, Allahü Teâlâ’nın yolunda canlarını feda ettiklerine, Kıyamet günü şahitlik edeceğim. Onları kanlarıyla gömünüz. Vallahi, Kıyamet günü mahşere yaraları kanayarak gelecekler.”diye buyurdu.

Hz. Hamza şehid olduğunda oruçlu idi. Hz. Peygamberimiz, kendisi için, “Seyyid-üş-Şüheda (şehidlerin efendisi) buyurdu ve cesedini meleklerin yıkadığını haber verdi. Hz. Hamza’nın ve diğer şehidlerin cenaze namazları kılındı. Hz. Abdullah bin Cahş ile Hz. Hamza’nın cenazeleri bir kabre kondu. Hz. Hamza, Hz. Abdullah’ın dayısıydı. Allah cümlesine rahmet eylesin. Âmin! Derleme: Recep Akıl 22.02.2012

Recep Akıl
Kayıt Tarihi : 29.3.2021 01:40:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bu kısa yazı Peygamberimiz efendimiz aleyhisselâtu vesselâm'ın amcası büyük sahabi Hz. Hamza'nın kimliğiyle ilgili olarak bir tanıtma ve bilgilendirme yazısı olarak derlenmiştir. Yeterli olmadığını düşünenler olabilir. Daha geniş bir bilgiye ulaşmak isteyen dostlar için İnternet’te daha ayrıntılı bilgi mevcuttur.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!